Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5472 E. , 2022/4858 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5472
Karar No : 2022/4858
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Birliği
VEKİLLERİ : Av. … – Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Birliği Yönetim Kurulu üyesi olan davacı tarafından, 10.06.2021 tarihinde yapılan Olağanüstü Yönetim Kurulu toplantısından itibaren aylık olağan ve acil hallerde yapılan olağanüstü toplantıların hiçbirine katılmadığından bahisle istifa etmiş sayılmasına yönelik Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve Tutanak No: … Karar No:… Karar … sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve Tutanak No: … Karar No:… Karar … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Davacının istifa etmiş sayılmasına yönelik dava konusu işlemlerin, davacının belgeye bağlanmış haklı bir engele dayanmaksızın üst üste üç toplantıya katılmadığından bahisle tesis edildiği, davalı idarece davacının Haziran ayında yapılan 16.06.2021, 21.06.2021 ve 30.06.2021 tarihli Yönetim Kurulu toplantılarına ve bu toplantılardan sonra 06.08.2021, 23.08.2021, 07.09.2021 ve 27.09.2021 tarihlerinde yapılan toplantılara mazeretsiz olarak katılmadığının belirtildiği görüldüğünden, davacının katılmadığı toplantılar açısından belgeye dayalı geçerli mazeretlerinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği, davacı tarafından 30.06.2021 tarihinde yapılan toplantı sırasında yıllık izinde olduğunun belirtildiği, ancak davalı idarece davacının mazeretsiz olduğunun kabul edildiği, bu hususun açıklığa kavuşturulabilmesi için, Mahkemelerinin 21.10.2021 tarihli ara kararıyla Adalet Bakanlığı’ndan “Noter olarak görev yapan davacı …’ın 26.06.2021 ile 30.06.2021 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) yıllık izinde olup olmadığının sorulmasına, bu hususa yönelik bilgi ve belgelerin Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine” karar verildiği, söz konusu ara kararı uyarınca dava dosyasına sunulan evraklar incelendiğinde, davacının 28.06.2021 ile 30.06.2021 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) yıllık izinde olduğu, bu bakımdan 30.06.2021 tarihinde yapılan Yönetim Kurulu toplantısına katılmamasının belgeye bağlanmış haklı bir engele dayandığı, öte yandan, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca toplantıya katılmaya engeli olanların bunu en az yedi gün önce ve yazı ile Başkanlık Divanına bildirmesi gerekmekte ise de, 30.06.2021 tarihinde yapılan toplantının davacıya bir gün önce Türkiye Noterler Birliği’nin … tarih ve … sayılı yazısıyla bildirildiği ve 29.06.2021 tarihinde davacının yıllık izinde olduğu düşünüldüğünde, davacıdan toplantı tarihinden önce toplantıya katılamayacağına yönelik engelinin bulunduğunu davalı idareye bildirmesinin beklemeyeceği sonucuna varıldığı, diğer yandan, davacının 07.09.2021 tarihinde yapılan toplantıya aşı randevusu nedeniyle katılmadığı, bu durumun toplantı tutanağına geçirildiği görüldüğünden davacının 07.09.2021 tarihinde yapılan toplantıya katılmamasının da belgeye bağlanmış haklı bir engele dayandığının anlaşıldığı, bu durumda, davacının 30.06.2021 ve 07.09.2021 tarihinde yapılan toplantılara katılmamasının belgeye bağlanmış haklı bir engele dayandığı, dolayısıyla davacı açısından “belgeye bağlanmış haklı bir engele dayanmaksızın üst üste üç toplantıya katılamama” halinin oluşmadığı, bu nedenle davacının istifa etmiş sayılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; “Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
1512 sayılı Noterlik Kanununun “Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun seçilme usulü ve seçim dönemi” başlıklı 171. maddesinin birinci fıkrasında, “Yönetim Kurulu, meslekte en az beş yıl kıdemli olan noterler arasından seçilir.”; “Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu toplantıları ve karar yeter sayısı” başlıklı 173. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belgeye bağlanmış haklı bir engele dayanmaksızın üst üste üç toplantıya gelmeyen üye istifa etmiş sayılır. ” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
1512 sayılı Kanunun 171/1. maddesi uyarınca Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu üyeliğine meslekte en az 5 yıl kıdemi olan noterler arasından seçim yapıldığı, uyuşmazlıkta ise Yönetim Kurulu üyesi olan davacının bu üyeliğinin sona erdirilmesine ilişkin tesis edilen işlemin belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı, zira davacının noterlik mesleğini dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra da ifa etmeye devam edeceği dikkate alındığında temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşılmakta olup temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 15/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.