Danıştay Kararı 8. Daire 2022/4775 E. 2022/4878 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4775 E.  ,  2022/4878 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4775
Karar No : 2022/4878

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Birliği Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … hakkında … Barosu Yönetim Kurulunca verilen staj listesine yazılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı karara karşı … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen itirazın reddine ilişkin … tarih ve E: …, K:… sayılı kararda ısrar edilmesine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava konusu işlemin, terör örgütlerine üyeliği olduğu iddiasıyla hakkında adli kovuşturma yürütülenlerin avukat olması sonucunu doğuracağı, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği, kamu hizmeti niteliği dikkate alındığında, bu durumun hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bakımından yaşamsal bir öneme sahip ve yargının kurucu unsurlarından olan avukatlık mesleğinin etkinlik ve güvenilirliğini zedeleyeceği anlaşıldığından; 1136 sayılı Kanun’un 5/3. maddesinde tanınan takdir yetkisinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı hakkında …Ağır Ceza Mahkemesinin … sayılı esasına kayden açılan dava derdest olan …’ın staj listesine yazılması yönünde kullanılmasına dair dava konusu işlemde, kamu yararı ve avukatlık hizmetinin yukarıda temas edilen vasıf ve nitelikleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Staj” başlıklı dördüncü kısmında yer alan “Aranacak şartlar” başlıklı 16. maddesinde; 3’üncü maddenin (a), (b) ve (f) bentlerinde yazılı koşulları taşıyanlardan, stajyer olarak sürekli staj yapmalarına engel işleri ve 5’inci maddede yazılı engelleri bulunmayanların staj yapacakları yer barosuna bir dilekçe ile başvuracaklarının belirtildiği, anılan maddenin atıf yaptığı aynı Kanun’un 5. maddesinde de; “Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur : …Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, (24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Kanunun 25. maddesiyle bu fıkrada yer alan “Kovuşturma altında bulunması” ibaresi “dolayı hakkında kamu davası açılmış olması” şeklinde değiştirilmiştir.) avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir. Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır.” hükmüne yer verildiği, belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda staj listesine yazılmak isteyenlerin de 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda belirtilen koşulları taşımaları gerektiği açık olduğundan istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Avukatlık Kanununun 5/3. maddesinde düzenlenen takdir yetkisinin levhaya yazılma talepleri bakımından uygulandığı, staj listesine yazılma talepleri bakımından uygulanamayacağı, temyize konu kararın Anayasanın 38. maddesinde ifade edilen masumiyet karinesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları: Temyize konu kararda müdahil hakkındaki beyan ve savunmalara değinilmediği, esasa etkili hususlarda değerlendirme yapılmadığı, bu açıdan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Avukatlık Kanununun 5/3. maddesinde belirtilen düzenlemenin avukatlığa alınma istemine ilişkin safhayı düzenlediği, avukatlık stajı için kovuşturma sonucunun beklenmesine dair herhangi bir hükmün bulunmadığı, avukatlık stajının bir meslek ve kamu hizmeti olmadığı, stajyer avukatların avukatların hak ve yetkilerine sahip olmadığı, bu nedenle Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, ısrar kararının iptali yönünde verilen kararın da masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay dava dairelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararlara karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu tahdidi olarak 14 bent halinde belirlenmiştir. 46. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenlemeye göre, “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında Bölge İdare Mahkemelerinin vermiş olduğu kararlar Danıştay’da temyiz edilebilecektir.
Türkiye Barolar Birliğinin ısrar kararı üzerine müdahilin staj listesine yazıldığı, davaya konu edilen işlemin ise işbu ısrar kararından kaynaklandığı, mesleki statüden çıkarılma sonucunu doğuran “işlemin” mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.

Buna göre; Kanunda tahdidi olarak düzenlenen hususların dar yoruma tabi tutulması ve yorum yoluyla genişletilmemesi kanun koyucunun iradesine daha uygun düşeceğinden bakılan uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamında bulunmadığı, bu nedenle temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye …’ın avukatlık mesleğine ait unvan ve yetkilerin kullanılması, mesleki statünün elde edilmesi gibi hususların baro levhasına yazılma ile başladığı, dava konusu şahsın ise baro levhasına yazılmak suretiyle henüz avukatlık mesleğine kabulünün yapılmadığı, dolayısıyla staj evresinin ilk basamağı olan staj listesine yazılma aşamasında doğan uyuşmazlığın avukatlık mesleğinin sonlandırılması olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı yönündeki ayrışık oyuna karşın; staj listesine yazılmama işleminin avukatlık mesleğini yapamama sonucunu doğurduğu bu nedenle kararın temyize açık olduğuna oy çokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 15/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.