Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5446 E. , 2022/4857 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5446
Karar No : 2022/4857
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Birliği
VEKİLİ : Av. …
3- … Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, avukatlık stajına başlama talebinin, Denizli Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddi sonrasında, bu karara itiraz edilmesi üzerine, yapılan itirazın reddine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … E, … K sayılı kararının, Bakanlıkça uygun bulunarak onaylanmasına yönelik … tarih ve … sayılı Olur işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; davacının … il Emniyet Müdürlüğü’nde komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarıldığı ve hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasından açılan davada anılan mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile UYAP ortamında yapılan inceleme neticesinde; anılan kararın istinaf incelemesinde, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddedildiği, dosyanın Yargıtay temyiz kanun yolu aşamasında olduğunun görüldüğü, bu durumda, davacının 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca meslekten çıkarılmış olması, staj listesine yazılması için engel teşkil etmemekte ise de (Anayasa Mahkemesi’nin 2018/37392 Başvuru Numaralı ve 23/7/2020 tarihli Genel Kurul Kararıyla belirtildiği gibi); davacının 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz kanun yolu aşamasında olduğu, 1136 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, (a) bendi gereğince kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezası ile cazlandırılmanın avukatlığa engel hallerden olduğunun düzenlendiği, aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca staj listesine yazılabilmek için avukatlığa engel bir hali olmamak koşulunun sağlanması gerektiğinin ifade edildiği, hakkında avukatlığa kabule engel bir suçtan yargılaması devam eden davacıya isnat edilen fiillerin niteliği dikkate alındığında, ceza yargılaması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varıldığından davacının anılan suçun niteliği de gözetilerek staj listesine yazılma talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, davacıya ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kanun yolları aşamasında davacı lehine bozulması halinde davacının staj listesine yazılması talebiyle davalı idareye yeniden başvuru yapabileceğinin açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava dilekçesinde belirtilen hukuka aykırılık nedenlerinin temyize konu kararda tartışılmadığı, davacının kamu görevinden ihraç edilmesinden sonra hukuk fakültesine kaydolduğu ve tamamladığı, staj başvurusu ile eğitiminin devamını talep ettiği, stajın eğitimin uygulama kısmına ilişkin olduğu, temyize konu karar ile davacının eğitim hakkından mahrum bırakıldığı, 1136 sayılı Kanunda avukatlığa engel olarak sayılan hallerin sınırlı olduğu, davacıda bu engel hallerin hiçbirinin bulunmadığı, hakkında devam eden kovuşturmanın derdest olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği, staj listesine yazılma talebinin kovuşturma sonucuna kadar bekletilmesinin masumiyet karinesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAF SAVUNMALARI : Davalı Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup diğer davalı Denizli Barosu Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay dava dairelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararlara karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu tahdidi olarak 14 bent halinde belirlenmiştir. 46. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenlemeye göre, “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında Bölge İdare Mahkemelerinin vermiş olduğu kararlar Danıştay’da temyiz edilebilecektir.
Olayda, davacının staj listesine yazılma talebi, Denizli Barosu Yönetim Kurulu tarafından 677 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olması gerekçe gösterilerek reddedilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz başvurusu, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan açılan davada yapılan yargılama sonucunda 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı gerekçesiyle suçun niteliği ve mahkumiyet süresine işaret edilerek Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesine göre avukatlığa engel hali bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiş; Adalet Bakanlığınca ilgilinin kamu görevinden çıkarılması hasebiyle kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık mesleğinin icra edilemeyeceği şeklindeki değerlendirme ile Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının 09.12.2019 tarihli Olur ile onaylanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre; dava konusu işlemle davacının mevcut bir mesleki statüsünün sonlandırılması sonucunun doğmadığı, Kanunda tahdidi olarak düzenlenen hususların dar yoruma tabi tutulması ve yorum yoluyla genişletilmemesi kanun koyucunun iradesine daha uygun düşeceğinden bakılan uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamında bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üyeler … ve … ‘ın avukatlık mesleğine ait unvan ve yetkilerin kullanılması, mesleki statünün elde edilmesi gibi hususların baro levhasına yazılma ile başladığı, dava konusu şahsın ise baro levhasına yazılmak suretiyle henüz avukatlık mesleğine kabulünün yapılmadığı, dolayısıyla staj evresinin ilk basamağı olan staj listesine yazılma aşamasında doğan uyuşmazlığın avukatlık mesleğinin sonlandırılması olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı yönündeki ayrışık oyuna karşın; staj listesine yazılamamanın, avukatlık mesleğinin icrasını olanaksız hale getirdiği, bu nedenle belli bir meslekten çıkarılma ile aynı sonucu doğurduğundan kararın temyize açık olduğuna oy çokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi Mahkemece kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339/1. maddesi uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, varsa posta gideri avansından artan tutarın istemi halinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 15/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.