Danıştay Kararı 8. Daire 2022/5436 E. 2022/4879 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/5436 E.  ,  2022/4879 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5436
Karar No : 2022/4879

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Birliği Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-DAVALI YANINDA MÜDAHİL …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … hakkında İstanbul Barosu Yönetim Kurulunca verilen staj listesine yazılma isteminin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı karara karşı adı geçen tarafından yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve staj listesine yazılmasına karar verilmek üzere dosyanın Barosuna gönderilmesine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve Esas:…, Karar:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; …’in Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarıldığı, UYAP ortamında yapılan sorgulama neticesinde hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde E:… sayısına kayden açılan kamu davasında; Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararı ile adı geçenin 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı E:… sayısına kayden yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesince esastan reddedildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu hakkında ise Yargıtayca henüz bir karar verilmediğinin görüldüğü, bu durumda, davacının 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmış olması, staj listesine yazılması için engel teşkil etmemekte ise de davacının 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, 1136 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, (a) bendi gereğince kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezası ile cazlandırılmanın avukatlığa engel hallerden olduğunun düzenlendiği, aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca staj listesine yazılabilmek için avukatlığa engel bir hali olmamak koşulunun sağlanması gerektiğinin ifade edildiği dikkate alındığında hakkında avukatlığa kabule engel suçlardan mahkumiyet kararı bulunan …’in anılan suçun niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, staj listesine yazılma talebinin ceza kovuşturması sonuçlanıncaya kadar bekletilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine daha uygun düşeceği sonucuna varıldığından, bu husus gözardı edilerek tesis olunan dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: .. Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacı Bakanlık tarafından baro levhasına yazılma talebinin iptali istemiyle dava açıldığı iddia edilmiş ise de; dava dilekçesinde staj listesine yazılma işleminin dava konusu edildiğinin görüldüğü, ayrıca 1136 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca staj listesine yazılabilmek için aynı Kanunun 5. maddesinde belirtilen koşulların sağlanması gerektiği, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı idare ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Avukatlık Kanununda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, ilgili hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı, idarenin takdir yetkisi kapsamında tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapması mümkün olmadığından suçsuzluk karinesi de dikkate alındığında staj listesine yazılma kararının usul ve yasaya uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları: Davacı Bakanlığın baro levhasına yazılma işlemine karşı dava açtığı, staj listesine yazılma işleminin dava konusu edilmediği, dava tarihinde stajyer avukat olduğu, iptali istenen ve hukuk aleminde mevcut bulunmayan işleme karşı açılan davanın konusuz olduğu, öte yandan Avukatlık Kanununun 5/3. maddesinin stajını tamamlamış ve baro levhasına yazılma isteminde bulunmuş kişiler hakkında uygulanabileceği, bu maddenin staj listesine yazılma istemleri hakkında uygulanabileceğine dair herhangi bir hükmün bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, aksi değerlendirme ile verilen kararın masumiyet karinesini ihlal ettiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay dava dairelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararlara karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu tahdidi olarak 14 bent halinde belirlenmiştir. 46. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenlemeye göre, “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında Bölge İdare Mahkemelerinin vermiş olduğu kararlar Danıştay’da temyiz edilebilecektir.
Türkiye Barolar Birliğinin ısrar kararı üzerine müdahilin staj listesine yazıldığı, davaya konu edilen işlemin ise işbu ısrar kararından kaynaklandığı, mesleki statüden çıkarılma sonucunu doğuran işlemin olayda mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; Kanunda tahdidi olarak düzenlenen hususların dar yoruma tabi tutulması ve yorum yoluyla genişletilmemesi kanun koyucunun iradesine daha uygun düşeceğinden bakılan uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamında bulunmadığı, bu nedenle temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üyeler …ve …’ın avukatlık mesleğine ait unvan ve yetkilerin kullanılması, mesleki statünün elde edilmesi gibi hususların baro levhasına yazılma ile başladığı, dava konusu şahsın ise baro levhasına yazılmak suretiyle henüz avukatlık mesleğine kabulünün yapılmadığı, dolayısıyla staj evresinin ilk basamağı olan staj listesine yazılma aşamasında doğan uyuşmazlığın avukatlık mesleğinin sonlandırılması olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı yönündeki ayrışık oylarına karşın; staj listesine yazılamamanın, avukatlık mesleğinin icrasını olanaksız hale getirdiği, bu nedenle belli bir meslekten çıkarılma ile aynı sonucu doğurduğundan kararın temyize açık olduğuna oy çokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, müdahilin adli yardım istemi Mahkemece kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339/1. maddesi uyarınca müdahilden tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, varsa posta gideri avansından artan tutarın ilgili tarafa iadesine,
4. Kesin olarak, 15/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.