Danıştay Kararı 8. Daire 2022/4763 E. 2022/4871 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4763 E.  ,  2022/4871 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4763
Karar No : 2022/4871

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Birliği
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … hakkında … Barosu Yönetim Kurulunca verilen karara yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve staj listesine yazılmasına karar verilmek üzere dosyanın Barosuna gönderilmesine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; …’in FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın da kesinleştiğinin görüldüğü, ilgililer hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde sayılan suçlardan dolayı verilen mahkumiyet kararlarının kesinleşmesi halinde ilgililerin avukat olarak baro levhasına yazılmasına olanak bulunmadığı açık olmakla birlikte bu suçlarından haklarında henüz kesinleşmemiş mahkumiyet kararları bulunanların 5231 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesinde “iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre” olarak tanımlanan kovuşturma evresinde olduklarının kabul edilmesi ve haklarında 1136 sayılı Kanun’un 5/3. maddesine göre işlem tesis edilmesi gerektiği, bu durumda, isnat edilen suçun oluşup oluşmadığı konusunda karar verme yetkisine sahip bulunan ceza mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararı ile yürütülen mesleğin bir kamu hizmeti olmasının yanında önem ve özelliği de dikkate alındığında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlığa Kabulde Engeller” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer verilen katalog suçlardan olan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, ilgilinin kesinleşen mahkumiyet kararı olduğu görüldüğünden baro levhasına yazılmasına dair kararda ısrar edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; … hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın da İdare Mahkemesince kesinleştiği belirtilmekte ise de, dava dosyası içeriği bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan kararın Yargıtay incelemesinde olduğu bir başka deyişle henüz kesinleşmediğinin görüldüğü, olayda, adı geçene isnat edilen suçun niteliği de dikkate alındığında ceza yargılaması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varıldığından müdahilin bu aşamada staj listesine yazılmasına ilişkin işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka uyarlık bulunmadığı, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Avukatlık Kanununda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, ilgili hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı, idarenin takdir yetkisi kapsamında tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapması mümkün olmadığından suçsuzluk karinesi de dikkate alındığında staj listesine yazılma kararının usul ve yasaya uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları: İlk derece mahkemesince hakkında ceza mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması ret gerekçesi olarak gösterilmiş ise de hakkında henüz kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı, kovuşturmanın Yargıtay … Dairesinin 2021/11063 esas sayılı dosyasında derdest olduğu, İdare Mahkemesince Avukatlık Kanununun 5/3. maddesinde yer alan ve idareye verilen takdir yetkisinin emredici bir düzenleme olarak değerlendirilip karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay dava dairelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararlara karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu tahdidi olarak 14 bent halinde belirlenmiştir. 46. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenlemeye göre, “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında Bölge İdare Mahkemelerinin vermiş olduğu kararlar Danıştay’da temyiz edilebilecektir.
Türkiye Barolar Birliğinin ısrar kararı üzerine müdahilin staj listesine yazıldığı, davaya konu edilen işlemin ise işbu ısrar kararından kaynaklandığı, mesleki statüden çıkarılma sonucunu doğuran işlemin olayda mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; Kanunda tahdidi olarak düzenlenen hususların dar yoruma tabi tutulması ve yorum yoluyla genişletilmemesi kanun koyucunun iradesine daha uygun düşeceğinden bakılan uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamında bulunmadığı, bu nedenle temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üyeler … ve …’ın avukatlık mesleğine ait unvan ve yetkilerin kullanılması, mesleki statünün elde edilmesi gibi hususların baro levhasına yazılma ile başladığı, dava konusu şahsın ise baro levhasına yazılmak suretiyle henüz avukatlık mesleğine kabulünün yapılmadığı, dolayısıyla staj evresinin ilk basamağı olan staj listesine yazılma aşamasında doğan uyuşmazlığın avukatlık mesleğinin sonlandırılması olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı yönündeki ayrışık oylarına karşın; staj listesine yazılmama işleminin avukatlık mesleğini yapamama sonucunu doğurduğu bu nedenle kararın temyize açık olduğuna oy çokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 15/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.