Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4787 E. 2022/3890 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4787 E.  ,  2022/3890 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4787
Karar No : 2022/3890

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1…
2- …
2- …
3- …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …

İSTEMLERİN_KONUSU :.Davacıların murisi … ‘nın, Diyarbakır İli Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksekokulunda polis memuru olarak görevli iken 08/10/2008 tarihinde içinde bulunduğu personel servis aracının teröristlerce saldırıya uğraması sonucu hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak davacılardan … için 230.000,00 TL, … için ise 50.000,00 TL olmak üzere toplam 280.000,00 TL maddi ve her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 18/03/2016 tarih ve E:2013/2066, K:2016/1521 sayılı kısmen bozma kararına uyularak manevi tazminat istemlerinin kabulü yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
I- Davacılar tarafından; İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek temyize konu İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması talep edilmektedir.
II- Davalı İdare tarafından; Tazminat istemlerine konu olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, olayın üçüncü kişinin suç teşkil eden fiilleri neticesinde gerçekleştiği, bu nedenle olayı gerçekleştiren şahsın kişisel kusuru nedeniyle adli yargı yerinde dava açılması gerektiği, davacıların tüm zararlarının karşılandığı, almakta oldukları vazife malulü aylıklarının tamamı yarar kabul edilerek tazminat istemlerinin reddi gerektiği, kusursuz sorumluluk ilkesine göre manevi tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı, manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek temyize konu İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI :.Taraflarca temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I- Davacılar … ve … ‘nın Temyiz İstemlerinin İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aynı maddede sayma suretiyle belirtilen davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz dilekçesinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği takdirde, eksikliklerin 15 gün içinde tamamlatılması hususunun kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunacağı; bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa anılan mercilerce temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verileceği; aynı maddenin 7. fıkrasında, temyiz dilekçesinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediğinin temyiz incelemesi yapmakla görevli Danıştay ilgili dairesi veya kurulunca saptanması hâlinde ise söz konusu kararın anılan daire veya kurul tarafından kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Dairemizin 06/12/2018 tarih ve E:2018/4787 sayılı kararı ile, davacılar tarafından sunulan 03/10/2018 kayıt tarihli temyiz dilekçesinde davacılar … ve … ‘nın imzalarının bulunmaması sebebiyle davacıların temyiz dilekçesi 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesi esaslarına uygun bulunmayarak anılan davacılar yönünden imza eksikliği tamamlanmak suretiyle yeniden düzenlenmiş temyiz dilekçesinin on beş gün içinde verilmesi gerektiği, verilmediği takdirde ise davacılar … ve … yönünden temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verileceği hususunun 19/02/2019 tarihinde davacılara bildirilmesine karşın ara kararı gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davacılar … ve … tarafından temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
II- Davacılar … ve … ile Davalı İdarenin Temyiz İstemlerinin İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Ayrıca, anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçelerindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacılar … ve … tarafından TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNULMAMIŞ SAYILMASINA,
2. Davacılar … ve … ile davalı idarenin temyiz istemlerinin 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca REDDİNE,
3. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
4. Temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Davacılar … ve … yönünden 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 7. fıkrası uyarınca kesin olarak, davacılar … ve … ile davalı idare yönünden ise 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.