Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3518 E. , 2022/3971 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3518
Karar No : 2022/3971
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Müdürlüğü
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … Makina Kalıp Mobilya Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …. ilâ …. sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu … Makina Kalıp Mobilya Ticaret Limited Şirketinin sahte belge düzenlediğinin tespit edilmesi üzerine, bu faturalardan elde edilen gelirin vergilendirilmesi amacıyla bahse konu şirket adına yapılan cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin, şirket müdürünün mernis adresinde iki defa tebliğ edilmeye çalışıldığı, ancak her iki denemede de tebligat gerçekleştirilemediğinden, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın adresin kapısına yapıştırıldığı, dolayısıyla ödeme emrinin, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen 15. gün olan … tarihinde kanun gereği tebliğ edilmiş sayıldığı ve ihbarnamelere konu vergi ve cezaların ihtilafsız kesinleşmesi üzerine davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporu ile söz konusu vergi, ceza ve faizlerden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, tebligatın anılan fıkrada öngörülen kapıya yapıştırma usulüyle yapılabilmesi için, tebliğ evrakının muhatabın mernis adresine iki defa tebliğe çıkarılması ve çıkarılan her iki tebligatın da aynı sebeplerle tebliğ edilememiş olması gerektiği, asıl boçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelere ilişkin tebliğ alındıları incelendiğinde; ikinci tebligata ilişkin mazbatada, tebliğ evrakının adresin kapalı olması sebebiyle iade edildiğinin kayıt altına alındığı, çıkarılan ilk tebligata ilişkin mazbatada ise, tebliğ evrakının hangi sebeple tebliğ edilemediğine ilişkin bir kayda yer verilmediğinin görüldüğü, bu durumda, ilk tebligata ilişkin tebliğ alındısında tebliğ edilememe sebebinin kayıt altına alınmamış olması nedeniyle tebliğ evrakının aynı sebeplerle iade edilip edilmediğinin saptanamaması karşısında, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun bir biçimde tebliğ edildiğinden bahsedilemeyeceğinden, henüz kesinleşmediği anlaşılan amme alacakları için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesine göre yapılacak tebligatlarda, ilgili maddenin 5. fıkrası uyarınca, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi halinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılması ve bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edilmesi gerektiği halde, davacının borçlarından sorumlu tutulduğu dava dışı şirket hakkındaki ihbarnamelerin tebliği için şirketin kanuni temsilcisinin mernis adresinde yapılan ikinci tebligata ilişkin … tarihli tebliğ alındısı örneğinde “tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığı”na dair bir şerh bulunmadığı, tebligatın usulsüz olduğu görüldüğünden, istinaf başvurusuna konu edilen Vergi Mahkemesi kararının, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mükellef kurum hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, mükellef kurumun 2013,2014 ve 2015 yıllarında düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasını yansıtmayan, komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte faturalar olduğunun tespit edildiği, davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda da davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi ile 4 Sıra No.lu tebliğ uyarınca mükellef ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği tespitlerine yer verildiğinden, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı, yapılan tebligatların da mevzuata uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.