Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4506 E. , 2022/4725 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4506
Karar No : 2022/4725
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Temizlik Hizmetleri Turizm Otomotiv İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu … Ltd. Şti.-… Ltd. Şti.-… Ltd. Şti.-… Ltd. Şti. İş ortaklığının vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; iş ortaklığının sona ermesinden sonra yapılan vergi incelemeleri sonrasında önerilen katma değer vergisi tarhiyatları bakımından tarhiyat öncesi uzlaşma tutanaklarının tanzim edildiği, söz konusu tutanaklarda iş ortaklığının pilot ortağı olan … Ltd. Şti.’nin kanuni temsilcisi olan … ile … isimli kişinin imzalarının bulunduğu anlaşılmış olup, ortaklığın sona ermesinden sonra yapılan bu işlemlerin davacı şirket bakımından hukuken sonuç doğurmayacağı sonucuna ulaşılmakla, iş ortaklığının sona ermesinden sonra ortaklık adına tarh edilecek vergilerin ortaklara ayrı ayrı tebliğ edilerek, ortakların dava açma ve uzlaşmaya başvurma gibi yasal haklarını kullanmalarına olanak sağlanması gerekirken, somut olayda davacı şirket bakımından bu olanaklar sağlanmadan düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; usulüne uygun kesinleşmeyen alacak için ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin iş ortaklığın kesinleşmiş ve fakat ödenmemiş borçlarının tahsili için ortakların müteselsil sorumluluğu kapsamında düzenlendiği, söz konusu sorumluluğun tahsil işlemleri aşamasında oluştuğu, zaten halihazırda tahakkukları kesinleşmiş borçlar mevcut olduğundan davacı şirket adına yeniden tahakkuk işlemi yapılmasının hukuken gerekli olmadığı gibi mümkün de olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacının ortağı olduğu … Ltd. Şti.-… Ltd. Şti.-Odak Ltd. Şti.-Yükselen Ltd. Şti. İş ortaklığının vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 44. maddesinde, katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzekişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan herhangi birinin katma değer vergisine muhatap olacağı düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu iş ortaklığının 01/05/2008 tarihinde kurulduğu, 30/04/2011 tarihinde işi bırakma bildirimi ile sona erdiği, dosyada ekli adi ortaklık beyannamesine göre iş ortaklığının pilot ortağı olarak … Sosyal Hizmet Çevre Taşımacılık Yemek Turizm İnşaat Güvenlik Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin yetkilendirildiği, iş ortaklığı hakkında düzenlenen 23/11/2012 tarihli Vergi İnceleme Raporu ile 2010/2, 3, 6 dönemleri için, 20/06/2013 tarihli Vergi İnceleme Raporları ile 2010/12, 2011/4 dönemleri için iş ortaklığı adına katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasının önerildiği, 2010/2,3,4 dönemine ilişkin vergi inceleme raporuna istinaden 15/03/2013 tarihli tarhiyat öncesi uzlaşmanın vaki olduğuna dair tutanağın … Sosyal Hizmetler Ltd. Şti.’nin kanuni temsilcisi olan … ve … tarafından imzalandığı, 2010/12,2011/4 dönemine ilişkin vergi inceleme raporlarına istinaden 24/10/2013 tarihli tarhiyat öncesi uzlaşmanın vaki olduğuna dair tutanak … tarafından imzalandığı, bu şekilde kesinleşen kamu alacaklarının ödenmemesi üzerine davacı şirket adına müteselsil sorumluluğu dolayısıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, Mahkemece iş ortaklığın sona ermesinden sonra yapılan bu işlemlerin davacı şirket bakımından hukuken sonuç doğurmayacağı sonucuna ulaşılmakla, iş ortaklığının sona ermesinden sonra ortaklık adına tarh edilecek vergilerin ortaklara ayrı ayrı tebliğ edilerek, ortakların dava açma ve uzlaşmaya başvurma gibi yasal haklarını kullanmalarına olanak sağlanması gerekirken, somut olayda davacı şirket bakımından bu olanaklar sağlanmadan düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabul kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen mevzuat gereğince iş ortaklığı sona erdikten sonra da katma değer vergisi açısından ortaklardan herhangi birinin müteselsil sorumlu sıfatıyla tarhiyata muhatap tutulması gerektiği, tarhiyatın uzlaşma yoluyla kesinleştiği, davacının uzlaşmanın vaki olmadığına ilişkin bir iddiası da olmadığı görüldüğünden davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, belirtilen gerekçeyle verilen kabul kararına ilişkin istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.