Danıştay Kararı 4. Daire 2019/4632 E. 2022/4735 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/4632 E.  ,  2022/4735 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4632
Karar No : 2022/4735

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, bir dönem ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu … Elektronik Elektrik İnş. Müh. Emlk. Temzlk.Taah. İth.İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2008-2010-2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve bunlara ilişkin gecikme faizlerinden oluşan borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket ödeme emirlerine konu borçların dayanağı olan vergi ceza ihbarnamelerinin, 213 sayılı Kanun’un tebliğe ilişkin hükümleri uyarınca şirkete tebliğ edilmediği, mahalle muhtarına yapılan tebliğ ile kapıya çakılan tebliğ parçasının sözü edilen yasal düzenlemelere göre sonuç doğurmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin olarak asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir amme alacağı varlığından bahsedilmeyeceğinden, söz konusu alacakların asıl borçlu şirketten tahsil olanağı kalmadığından bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan davacının asıl borçlu şirketteki ortaklığından ve kanuni temsilcilik görevinden 17/01/2011 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan 11/01/2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla hisselerini devretmek suretiyle ayrıldığı, ödeme emri içeriği borçların bir kısmının dayanağını oluşturan, defter ve belge ibraz etmeme fiilinin işlendiği 2013 yılında ve 2011/1-3 dönemine ilişkin kurum geçici vergisi beyannamesinin verilmesi ve borcun ödenmesi gerektiği tarihte, şirkette kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının, temsilcilik ödevini yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğinden, uyuşmazlığa konu ödeme emri içeriği borçlardan bu bakımdan da sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının 11/01/2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket kanuni temsilciliğinden ayrıldığı, ödeme emri içeriği borçların bir kısmının dayanağını oluşturan ve katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi sonucunu doğuran, defter ve belge ibraz etmeme fiilinin işlendiği 2013 yılında ve 2011/1-3 dönemine ilişkin kurum geçici vergisi beyannamesinin verilmesi ve borcun ödenmesi gerektiği tarihte, şirketin kanuni temsilcisi olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, kamu alacağının doğması veya borcun ödenmemesinin davacının kanuni temsilcilik görevini yerine getirmede kusurlu bulunmasından kaynaklandığı ortaya konulmayan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.