Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3238 E. 2022/3142 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3238 E.  ,  2022/3142 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3238
Karar No:2022/3142

MÜDAHALE İSTEMİ HAKKINDA KARAR
… Mühendislik Taahhüt Limited Şirketi vekili Av. … tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Tesisler Bakım ve Onarım Müdürlüğü’nce 22/11/2021 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı “33 Aylık Anadolu Yakası İBB Binalarının Elektrik ve Mekanik Sistemlerinin Periyodik Bakım ve İşletmeye Hazır Halde Tutulması İşi” ihalesine yönelik itirazen şikâyet başvurusu üzerine davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin 09/03/2022 tarih ve 2022/UH.II-346 sayılı Kamu İhale Kurulu kararının iptali istemiyle Kamu İhale Kurumu’na karşı açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı idarece temyiz isteminde bulunulması üzerine, … Temizlik İnşaat Tekstil Kağıtçılık Gıda İş Güvenlik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve … Proje Mühendislik İnşaat Emlak ve Ticaret Limited Şirketi vekili Av. … tarafından verilen davalı idare yanında davaya müdahale istemini içeren dilekçe incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; 6100 sayılı Kanun’un 66. maddesinde ise, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, müdahale isteminde bulunan … Temizlik İnşaat Tekstil Kağıtçılık Gıda İş Güvenlik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve … Proje Mühendislik İnşaat Emlak ve Ticaret Limited Şirketi’nin davaya müdahalede hukukî yararının bulunduğu anlaşıldığından, davalı idare yanında MÜDAHALE İSTEMLERİNİN KABULÜNE, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3238
Karar No:2022/3142

TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

2. MÜDAHİLLER (DAVALI İDARE YANINDA)
– … Temizlik İnşaat Tekstil Kağıtçılık Gıda İş
Güvenlik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
– … Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
– … Proje Mühendislik İnşaat Emlak ve Ticaret
Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mühendislik Taahhüt Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Tesisler Bakım ve Onarım Müdürlüğü’nce 22/11/2021 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen “33 Aylık Anadolu Yakası İBB Binalarının Elektrik ve Mekanik Sistemlerinin Periyodik Bakım ve İşletmeye Hazır Halde Tutulması İşi” ihalesine yönelik itirazen şikâyet başvurusu üzerine davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin 09/03/2022 tarih ve 2022/UH.II-346 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; uyuşmazlığın, davacı ile … Bank A.Ş. arasında imzalanan hizmet alımına ilişkin sözleşmenin yapılan ek protokollerle süresinin uzatılması nedeniyle, anılan uzatma sürelerinin ayrı birer sözleşme olup olmadığı ve bu bağlamda “tek sözleşme” kavramı kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediğinden kaynaklandığı;
İki tarafın, hukukî sonuca yönelik karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini açıklamalarıyla meydana gelen bir hukukî işlem olan sözleşmenin, süresinin de taraflarca belirlenmesinin esas olduğu, belirlenen sürenin sona ermesi hâlinde sözleşme ilişkisinin sona ereceği, bununla birlikte, davacı ile … Bank A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin “Sözleşmenin Süresi” başlıklı 11. maddesi gibi bir hükme dayanılarak, sözleşme ilişkisi sona ermeden ve fasıla verilmedikçe, konusu, tarafları, şartları ve bütün unsurları aynı tutularak mutabakat yahut irade açıklamalarıyla birbirini izleyen süre uzatımına ilişkin protokollerin yeni birer hukukî ilişki niteliğinde olmadığı, aynı sözleşmenin devamı olarak kabulünün, tarafların gerçek iradesine, hukuka ve olayların doğal akışına uygun olduğu, mevcut bir sözleşmede yer alan hüküm çerçevesinde, var olan borç ilişkisinin yeni bir borç oluşturulmak suretiyle sona erdirilmediği ve tarafların yükümlülüklerinin yalnızca süresinin uzatıldığı bir akdin, yeni bir sözleşme olarak nitelendirilmesinin mümkün görülmediği; davacı ile … Bank A.Ş. arasında 01/06/2016 tarihinde imzalanan ilk protokolde, “İşbu protokol müşteri ve firma arasında 01/08/2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Taraflar; 01/08/2016 – 31/12/2016 tarihleri arasında işbu sözleşme içerisindeki tüm bedellerin aynı birim fiyatlar ve şartlar üzerinden devam edeceği hususunda karşılıklı mutabakat sağlamışlardır.” ifadesine yer verilerek protokolün var olan borç ilişkisi yeni bir borç oluşturulmak suretiyle sona erdirilmediği ve tarafların yükümlülüklerinin yalnızca süresinin uzatıldığı bir protokol olduğu anlaşıldığından tek sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği;
Sözleşme süresini 31/12/2017’ye kadar uzatan ikinci protokolde ve sözleşme süresini 31/12/2018’e kadar uzatan üçüncü protokolde ise, sözleşme bedeli de değiştirilmek suretiyle işin devamının sağlanması yönünde anlaşma yapıldığı görüldüğünden, bu protokollerin yeni bir sözleşme niteliğinde olduğu tek sözleşme kapsamında değerlendirilemeyeceği; bu durumda, davacının 01/06/2016 tarihinde imzalanan ve sözleşme süresini 31/12/2016 tarihine uzatan protokolün ilk sözleşmeden ayrı ve bağımsız bir sözleşme olarak kabulü hukuken mümkün olmadığından, davacının iş deneyim belgesine esas olarak sunduğu sözleşmenin 01/06/2016 tarihinde imzalanan ek protokolle birlikte tek bir sözleşme olarak değerlendirilerek asgari iş deneyim tutarını sağlayıp sağlamadığı yönünde bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu ek protokol dikkate alınmaksızın asgari iş deneyim tutarının sağlamadığının tespit edildiğinden bahisle tesis edilen davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 20/12/2021 tarih ve E:2015/4427, K:2021/5221 sayılı kararının da bu yönde olduğu ifade edilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının sunduğu sözleşme süresinin, taraflar arasında yapılan ek protokol ve sözleşmeler ile üç defa uzatıldığı, dolayısıyla kamu ihale mevzuatı açısından tek sözleşmeye bağlı olarak işin yürütülmesi koşulunun gerçekleşmediği, sözleşme bedeli açısından işin süresinin ilk sözleşme süresi olan 01/08/2014-31/07/2016 tarihleri arasında 2 yıl olarak dikkate alınması gerektiği, buna göre, istenilen asgari iş deneyim tutarı olan 7.964.459,41-TL’nin karşılanıp karşılanmadığı yönünden yapılan incelemede, sözleşme süresinin uzatılması sonucunda gerçekleşen iş tutarı dikkate alınmaksızın belirlenen ilk sözleşme süresi içinde gerçekleştirilen iş tutarının dikkate alınması gerektiği değerlendirildiğinden, 01/08/2014-31/07/2016 tarihleri arasında düzenlenen 37 adet fatura tutarlarının toplamı olan 2.116.838,26-TL’nin toplam sözleşme tutarı olarak kabul edildiği, bu tutara ait faturaların, her bir faturanın tarihi itibarıyla ayrı ayrı güncellenmesi sonucunda bulunan toplam güncel tutarının 6.359.611,61-TL olduğu, bu tutarın ise sağlanması gereken asgari iş deneyim tutarı olan 7.964.459,41-TL’yi karşılamadığı, davacı tarafından sunulan sözleşmede protokollerle sürenin uzayacağına ilişkin düzenleme olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun, temyiz istemine konu Mahkeme kararının ise hukuka aykırı olduğu;
Davalı idare yanında müdahiller tarafından, davacının sunduğu sözleşmenin asgari iş deneyim tutarını sağlamadığı, sözleşmenin içeriğinde yer alan iş kalemlerinin benzer işlerden sayılamayacağı, 01/06/2016 tarihinde imzalanan ilk protokolün asıl sözleşmenin devamı niteliğinde olmadığı, bu protokol kapsamında gerçekleştirilen işlerin bedelinin asıl sözleşmede yer alan birim fiyattan farkılık gösterdiği, dava konusu işlemin hukuka uygun, temyiz istemine konu Mahkeme kararının ise hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı ile davalı yanında müdahillerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.