Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1035 E. 2022/2508 K. 14.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1035 E.  ,  2022/2508 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1035
Karar No : 2022/2508

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sinop ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda, Sinop Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan Sinop ili, Merkez ilçesi, ilave ve revizyon 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının, taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dava dosyası ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanılan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları ile getirilmiş, üst kademe plan kararlarına uygunluğun sağlanması ve bu kapsamda mevcut imar planındaki sıkıntıların giderilmesi amacıyla, hedef yılını doldurmuş olan 1988 yılı imar planında revizyon ve ilave yapıldığı, dolayısıyla revizyon ve ilave imar planı yapılmasının koşullarının oluştuğu, dava konusu parsel ve yakın çevresi için getirilmiş olan mekânsal kullanım kararlarının birbiri ile ve üst ölçekli çevre düzeni planları ile uyumlu olduğu, kurum görüşlerinin toplandığı, gerekli analiz, etüt, araştırma faaliyetlerinin yapıldığı ve plan kararlarının bu faaliyetler sonucu elde edilen veriler doğrultusunda alındığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen donatı standartlarının sağlandığı ve uyuşmazlık konusu taşınmazın, dava konusu edilen imar planlarında çevresindeki kullanımlarla uyumlu olacak şekilde planlandığı dikkate alındığında, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan revizyon ve ilave imar planlarının, imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan; Sinop ilinde özellikle yaz aylarında ağırlanan turist sayısında meydana gelen artışın kent içindeki araç sayısının da doğru orantılı olarak artmasına sebep olduğu, artan araç sayısının daha fazla otopark alanı ihtiyacını doğurduğu, kent içinde yeterli otopark alanlarının ayrılmamış olduğu, bu sebeple hem kent sakinlerinin hem de tatillerini geçirmek üzere buraya gelenlerin büyük çoğunluğunun araçlarını yol kenarlarına park etmek zorunda kaldığı, bu durumun yollarda sağlanması gereken araç sirkülasyonunu olumsuz yönde etkilediği ve trafikte tıkanıklıklar meydana getirdiği, ayrıca dava konusu parselin çevresinin 4 ve 5 katlı yapılar ile yoğun şekilde yapılaşması, yapılar arasında yollar için bırakılan boşlukların oldukça dar olması ve ayrıca trafiğe çift yönlü olarak açık olan söz konusu yolların sağ ve sol kısımlarının çevre sakinleri tarafından otopark olarak kullanılması sebebiyle trafik akışının olumsuz yönde etkilendiği, bunun yanında söz konusu parselin yaklaşık 20 metre doğusunda yer alan okul alanının da açık olduğu zamanlarda buraya ek trafik ve otopark ihtiyacı yükü getireceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu planlarla ayrılan otopark alanının hizmet vereceği bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik durumu ile kalıcı ve hareketli nüfusun oluşturacağı trafik yoğunluğu dikkate alınarak, davalı idare tarafından önceki plan kararlarında olduğu şekilde, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanın otopark alanı olarak ayrılmış olmasının kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, dava konusu planların, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu belirtilmiş ise de; … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dava dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda tespit edilen eksiklik ve aykırılıkların, plan kararlarının geneline yönelik olması karşısında, E:… sayılı dava dosyasındaki raporların hükme esas alındığı,
Bu durumda, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik ayrı ayrı plan açıklama raporunun bulunmadığı, var olan plan notları ile plan açıklama raporunun, alan kullanımlarını ve yapılaşma koşullarını belirlemede yetersiz olduğu, nazım imar planında önerilen düşük ve orta yoğunlukta konut alanlarına ilişkin gerek plan lejantında, gerek plan paftalarında, gerekse plan açıklama raporunda, yoğunluk bilgilerinin (kişi/hektar) yer almadığı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında, ticaret alanı olarak belirlenen alanların bir kısmının, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında konut dışı kentsel çalışma alanında, bir kısmının ise kentsel konut alanında kalmasına rağmen, üst ölçekte iki farklı kullanımda kalan ticaret alanları arasında ne tür bir fark olduğunun plan paftası ve plan notlarında açıklanmadığı, dolayısıyla üst ölçekli planda farklı kullanımlara isabet eden ticaret alanlarındaki ayrımı belirtmede eksikliklerin bulunduğu, bu hali ile, nazım ve uygulama imar planlarının, ölçeklerinin gerektirdiği ayrıntıları içermediği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 11. ve 12. maddeleri uyarınca, alana gelecek olan nüfusun yürüme mesafeleri içerisinde, gerekli olan eğitim (ilkokul alanı), sağlık, ibadet alanları gibi tesislerin yeterince ayrılmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 23/06/2021 tarih ve E:2020/6757, K:2021/8662 sayılı kararıyla;
Dosyasının incelenmesinden, dava konusu imar planlarının 12/08/2016-20/09/2016 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, 08/09/2016 tarihinde davacı tarafından itiraz edildiği, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararıyla itirazın reddedildiği, 14/04/2017 tarihinde yapılan başvuru ile taşınmaza ilişkin fonksiyon değişikliğinin sorulduğu, 19/04/2017 tarihinde verilen cevap ile, taşınmazın otopark alanında bulunduğunun bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, bu durumda, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerektiği,
Davanın süresinde açıldığı sonucuna varılması halinde ise esasa gelince;
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararına gerekçe oluşturan, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında, anılan Mahkemenin …tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptaline yönelik kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Dairelerinin 23/06/2021 tarih ve E:2020/6476, K:2021/8661 sayılı kararıyla, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolundaki kararda isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu,
Bu durumda, dava konusu imar planlarının tamamının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın bozulduğu dikkate alındığında, dava konusu taşınmazlara getirilen kullanım kararı yönünden, işin esasının incelenmesi suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğinden, planların geneline yönelik yapılan incelemeye göre verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Dava konusu edilen imar planlarının genelinin iptali istemiyle, Sinop Çevre Dostları Derneği tarafından açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Dairelerince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/06/2021 tarih ve E:2020/6476, K:2021/8661 sayılı kararıyla, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de, bu hususun anılan dava dosyasında yer alan bilirkişi raporundaki görüş ve tespitlerin hükme esas alınmasına engel teşkil etmeyeceği gibi, Dairelerinin 13/12/2021 tarih ve E:2021/1395, K:2021/1280 sayılı kararı ile, yine Dairelerinin 13/12/2019 tarih ve E:2019/728, K:2019/1419 sayılı kararında ısrar edilmek suretiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verildiği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince kesin olarak verilen karara karşı, Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararı vermesinin mümkün olmadığı, ısrar kararında, bozmaya uyulmama sebeplerinin açıklanmadığı, taraflarına tebliğ edilen … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyası kapsamındaki bilirkişi raporlarına itirazlarının, neden dikkate alınmadığının açıklanmadığı, iptal kararına dayanak oluşturan dava dosyasında verilen kararın, o dosyadaki davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğundan, anılan dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarının da hükümsüz hale geldiği, diğer yandan dava konusu işlem hukuka uygun tesis edildiğinden, ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmaz, 1988 yılında onaylanan imar planlarında otopark kullanımına ayrılmış, uyuşmazlık konusu edilen Sinop Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan ve 12/08/2016-20/09/2016 tarihlerinde askıya çıkarılan imar planlarında da otopark kullanımı devam ettirilmiştir.
Davacı tarafından, taşınmazın otopark kullanımından çıkarılarak konut alanı belirlenmesi gerektiği yönünde, askı süresi içinde imar planlarına itiraz edilmiş, bu itiraz, Sinop Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararı ile reddedilmiş ve davacı tarafa 01/11/2016 tarihli yazı ile tebliğ edilmiştir.
14/04/2017 tarihinde, uyuşmazlığa konu taşınmazın maliki bulunulduğu ve parselde yapılan değişikliğin tarafına bildirilmesi talebiyle, davacı tarafça yapılan başvuru üzerine, Sinop Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün … tarih ve …ayılı yazısı ile, taşınmazın tamamının otopark fonksiyonunda olduğu belirtilmiştir.
Bunun üzerine, 19/06/2017 tarihinde, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
İşlem tarihinde yürürlükteki haliyle, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde de; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri kuralı bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargısal içtihatlarda imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmiş olduğundan, uygulama işlemi olduğu öne sürülerek işlemin dayanağı imar planının iptalinin istenilmesi halinde, planların uygulama işlemlerinin kapsamının ve buna göre de dava açma sürelerinin belirlenmesi gerekmektedir.
İmar mevzuatı ve 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi hükümleri karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde, bu cevap tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabilecektir.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarına askı süresi içinde itiraz edildiği, daha sonra, taşınmazın kullanımının bildirilmesi talebiyle idareye yapılan başvuru üzerine, Sinop Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 19/04/2017 tarih ve 1587 sayılı yazısı ile, taşınmazın tamamının otopark fonksiyonunda olduğunun bildirilmesi üzerine, görülmekte olan dava açılmıştır.
İdari yargıda süre hususunun kamu düzeninden olduğu, Mahkemelerce resen dikkate alınması gerektiği ve davalı tarafından davanın süresinde açılmadığı savunulduğu halde, İdare Mahkemesince verilen kararda, sadece davalı idarenin süre itirazının yerinde görülmediği belirtilerek davanın süresinde olduğuna dair herhangi değerlendirmede bulunulmamış, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu belediye meclisi kararının iptaline yönelik verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesince, davanın öncelikle süresinde olup olmadığı ortaya konulduktan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek verilen bozma kararı neticesinde de, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, davada neden süre aşımı bulunmadığına ilişkin bir gerekçe ortaya konulmaksızın, önceki karardaki gerekçeler aynen yazılmak suretiyle ısrar edilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin belirtileceği hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından temyiz incelemesi yapılabilmesi için, idare/bölge idare mahkemelerinin ısrar kararlarından, Danıştay bozma kararlarına neden ısrar edildiğinin açıkça anlaşılması gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın süresinde olup olmadığı gerekçesiyle verilen bir bozma kararına karşı verilecek ısrar kararında, davanın neden süresinde olduğuna dair gerekçeye de yer verilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın verilen ısrar kararında, bu açıdan hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde, kesin olarak, esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Dava konusu karar ile Sinop Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mülga Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde, “imar durum belgesi” tanımına yer verilmemiş ise de; anılan Yönetmeliğin “Yapı ruhsatı işleri” başlıklı 57. maddesinde, “Yapı ruhsatı işleri bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır.
Yeni inşaat, ilâve ve esaslı tadilât yapmak üzere parsele ait imar durum belgesi, yol kotu tutanağı, kanal kotu tutanağı ve uygulama imar plânına esas onaylı jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun parselin bulunduğu alana esas bölümünü almak için; yapı sahipleri veya vekilleri başvuru dilekçelerine aplikasyon krokisini ve tapu kayıt örneği veya istisnaî hâllerde tapu kayıt örneği yerine geçen belgeleri ekleyerek ilgili idareye müracaat ederler.
İlgili idare başvuru tarihinden itibaren imar durum belgesi ve onaylı jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun bir örneğini en geç iki iş günü; yol kotu tutanağı ve kanal kotu tutanağını en geç beş iş günü içinde verir. …” ifadelerine yer verilmiştir.
Bahse konu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, ” … ll) İmar durum belgesi: Bir parselin; Kanun, uygulama imar planı, plan notlarını ve bu Yönetmelikte yer alan kullanım kararlarını ve yapılaşma şartlarını içeren, yapının inşa edileceği imar parselini sınır ve boyutlarıyla gösteren belgeyi” kuralı bulunmaktadır.
İmar durum belgesi; yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren, uygulama imar planı ile plan notları ve ilgili Yönetmelik uyarınca düzenlenen, projelerin hazırlanmasına esas oluşturan, taşınmaz için öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren belgedir.
İdarelerce, uygulama imar planına göre imar durum belgesi düzenlenmesi halinde, bahsi geçen ilan sürelerine bağlı kalınmaksızın, düzenleyici işlem mahiyetindeki uygulama imar planı ile üst ölçekli planların iptali istenebilecektir.
Uyuşmazlıkta; davanın açıldığı tarih itibarıyla, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, dayanak uygulama imar planı ve/veya üst ölçekli imar planlarına dava açma imkanı tanıyacak herhangi bir imar uygulama işleminin mevcut olmadığı görülmektedir.
Zira, taşınmazın kullanım kararına yönelik değişiklik olup olmadığı yönünde idareye yapılan başvuru üzerine tesis edilen … tarih ve … sayılı yazının, yukarıda yer verilen açıklamalar ve tanım doğrultusunda, uygulama işlemi niteliğindeki “imar durum belgesi” özelliklerini haiz olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, 12/08/2016-20/09/2016 tarihleri arasında askı suretiyle ilan edilen dava konusu imar planlarına davacı tarafından itiraz edildiğinden ve son askı tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde tesis edilen itirazın reddine dair belediye meclisi kararının … tarih ve …sayılı yazı ile tebliği üzerine, 60 günlük süre içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 14/04/2017 tarihli dilekçe ile imar durumu istenilmeyerek, sadece bilgi edinme mahiyetinde yapılan başvuru üzerine açılan davada süre aşımı bulunduğundan, Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek verilen ısrar kararında isabet görülmeyerek, temyize konu kararın belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden karşıyız.