Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/3706 E. , 2022/7653 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/3706
Karar No : 2022/7653
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Belediye Başkanlığı- …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Tarım Madencilik Petrol Sanayi Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- (DAVALI) … Valiliği
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …Tarım Madencilik Petrol Sanayi Ticaret A.Ş.
3- (DAVACI) … Belediye Başkanlığı
İSTEMİN ÖZETİ : Muğla ili, Milas ilçesi, … Mahallesi, … Tepesi Mevki ve Yatağan ilçesi, …Mahallesi … Mevki civarında yapılması planlanan “IV. grup maden (boksit) ocağı alan genişletilmesi (24,28 ha alanda 500.000 ton/yıl üretim) ve kırma-eleme-yıkama tesisi (395.000 ton/yıl)” projesi için Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarih ve … sayılı ”Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararının ve bu kararın ilan edilmesi hususunun ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesine ilişkin Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, … tarihli ve … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararı yönünden karar verilmesine yer olmadığı; … tarih ve … sayılı işlem yönünden ise davanın incelenmeksizin reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı ve davalı yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’NUN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması, davalı yanında müdahilin temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17/2. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
İdare Mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Davalı yanında müdahilin temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıf yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 66. maddesinde, “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’i müdahil olarak davada yer alabilir.” hükmü yer almış; “Fer’î müdahilin durumu” başlıklı 68. maddesinde ise, müdahale talebinin kabulü halinde müdahilin, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği; müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davanın, davacı belediye tarafından, Muğla ili, Milas ilçesi, … Mahallesi, … Tepesi Mevki ve Yatağan ilçesi, … Mahallesi …Mevki civarında yapılması planlanan “IV. grup maden (boksit) ocağı alan genişletilmesi ve kırma-eleme-yıkama tesisi projesi hakkında Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarih ve … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının ve bu kararın ilan edilmesi hususunun ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesine ilişkin Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açıldığı, temyiz istemine konu kararda; dava konusu … tarih ve … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararı, … İdare Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edildiğinden, hukuk aleminde ortadan kalktığı gerekçesiyle anılan işlem yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, … tarih ve …sayılı işlemin ise tek başına ve doğrudan ilgililer üzerinde hukuksal bir etkisinin bulunmadığı, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğinde olmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verildiği, bu kararın müdahil tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen müdahaleye ilişkin hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; müdahilin, davanın taraflarından bağımsız istekte bulunamayacağı, yalnızca yanında katıldığı tarafın davadaki istemine yardımcı olacak kimi açıklamalar yapabileceği ve bu konularda hukuki yardımda bulunabileceği, davaya taraf olandan bağımsız olarak tek başına kanun yollarına başvuramayacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; yanında katıldığı davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmamış olması karşısında, müdahilin, katıldığı tarafla birlikte hareket etme koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle, temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı ve dayandığı gerekçesi hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın belirtilen kısmının ONANMASINA, davalı yanında müdahilin temyiz isteminin ise İNCELENMEKSİZİN REDDİNE dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 14/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 66. maddesinde; “Üçüncü kişi davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.”, 68. maddesinde; “Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder.”, 69. maddesinde; “Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez.” hükümleri yer almıştır.
Yukarıda belirtlen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; davaya müdahaleyi, görülmekte olan davada, hakkı davanın sonucuna bağlı olan kişinin kendi hukuki yararını korumak için, davanın tarafı olmadan, davayı kazanmasında yararı bulunan tarafın yanında ve ona yardımcı olarak davaya müdahalesine imkan veren bir hukuki kurum olarak tanımlamak mümkündür.
Buna göre; davacı ya da davalı idare yanında davaya katılma mümkün olup, davacı yanında davaya katılan üçüncü kişilerin, dava konusu işlem aleyhine ayrıca dava açma hakkı bulunmasına rağmen, davalı idare yanında davaya katılanların, yargı kararı üzerine tazminat davası dışında yeni bir dava hakkı bulunmamaktadır. Tazminat davasının da çoğu zaman uğranılan zararı gidermekten uzak olduğu da bilinen bir gerçektir. İptal davalarında idari işlemin iptali davalı yanında davaya katılanın hak ve menfaatini doğrudan etkileyecek olmasına karşın, davada taraf olarak yer almayan müdahilin hak ve menfaatini koruyabilmesi, davalı idarenin tutum ve kapasitesine bağımlı durumdadır. Netice itibariyle idari davalarda davacı yanında davaya katılan ile davalı idare yanında davaya katılanın hukuki durumları farklılık arz etmektedir.
Bu bağlamda; davaya katılanın kanun yoluna tek başına gidebilmesi hususunun, davacı yanında davaya katılan ile davalı yanında davaya katılan açısından farklı değerlendirilmeli ve idari işlem doğrudan hak ve menfaatini etkilemesine rağmen doğrudan taraf olma imkanı olmayan, yani dava açma hakkı olmayan kişilerin, davalı idare yanında davaya katılması halinde, davalı idare temyiz yoluna başvurmasa bile, müdahilin yanında yer aldığı idarenin aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde, dava sonunda verilen hükmü tek başına temyiz edebileceğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Aksi durum, Anayasa’nın “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) “Adil Yargılanma Hakkı” başlıklı 6. maddesine aykırı olacaği gibi, davaya müdahalenin etkin işletilememesi, idari işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesini kısıtlayıcı bir sonuç yaratacaktır.
Bu itibarla; davalı yanında davaya katılanın temyiz talebinin, Anayasanın 90. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ve AİHM içtihatları çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Nitekim; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Menemen Minibüsçüler Odası/Türkiye kararında, yargıya erişim hakkı veya diğer bir deyimle hukuk davası açma hakkının, AİHS’nin 6. maddesinin “adil yargılanma hakkı” ile ilgili birinci fıkrasının yalnızca bir yönünü oluşturduğu, erişim hakkının etkin olabilmesi için, haklarına müdahale edilen bir kimsenin açık ve kesin bir şekilde bu işleme itiraz edebilmesi ve mahkemece tartışılabilmesi ve incelenmesi gerektiği, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin mahkemeye erişim hakkını doğrudan etkilediğine işaret etmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davanın, davacı belediye tarafından, Muğla ili, Milas ilçesi, …Mahallesi, …Tepesi Mevki ve Yatağan ilçesi, … Mahallesi … Mevki civarında yapılması planlanan “IV. grup maden (boksit) ocağı alan genişletilmesi ve kırma-eleme-yıkama tesisi projesi hakkında Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarih ve … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının ve bu kararın ilan edilmesi hususunun ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesine ilişkin Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açıldığı, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … tarih ve … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararı, … İdare Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edildiğinden, hukuk aleminde ortadan kalktığı gerekçesiyle anılan işlem yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, … tarih ve … sayılı işlemin ise tek başına ve doğrudan ilgililer üzerinde hukuksal bir etkisinin bulunmadığı, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğinde olmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verildiği, bu kararın ÇED Gerekli Değildir kararına ilişkin kısmının, davalı tarafından temyiz edilmediği, işleme konu projenin sahibi olan davalı yanında müdahil tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu ÇED Gerekli Değildir hakkında verilecek yargı kararlarıyla, projenin sahibi olan davalı yanında müdahilin menfaatinin doğrudan etkileneceği gözönünde bulundurulduğunda, davalı idare tarafından anılan karar temyiz edilmemiş olsa dahi, müdahilin tek başına temyiz isteminde bulunabileceği kabul edilerek, müdahilin iddiaları tartışılmak suretiyle işin esası hakkında değerlendirme yapılması gerektiği karşı oyu ile Dairemizce verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.