Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/7751 E. 2014/36728 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7751
KARAR NO : 2014/36728
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ : Ankara 6. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2013
NUMARASI : 2012/1285-2013/3402

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı A.. B..’ya vekaleten davalıdan bağımsız bir bölüm satın aldığını, konutun sözleşmede kararlaştırılan tarihte ve halen teslim edilmediğini, binanın İmar Kanununa aykırı yapılması nedeniyle yapı kullanma izninin de bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için aylık 1.000-TL’den hesaplanacak kira kaybının, eşyaları depolamak için ev kiralanması nedeniyle aylık 250,00 TL’den hesaplanacak kira bedelinin ve eşyaların yıpranması ile meydana gelen zararın toplamı olarak 8.000,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, kira yoksunluğu alacağı olarak 5.999,50-TL ile depo kirası bedeli olarak 1.875,00-TL olmak üzere toplam 7.874,50-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar vermiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının 12.04.2010 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan dava dışı A.. B..’ya vekaleten bir bağımsız bölüm satın aldığı, bağımsız bölümün 06.08.2010 tarihinde tapuda A.. B.. adına tescil edildiği, yine A.. B..’ya vekaleten depo olarak kullanılmak üzere ev kiraladığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. Satış sözleşmesinin dava dışı A.. B.. ile davalı arasında akdedildiği, davacının bu işlemde A.. B..’nın vekili sıfatı ile hareket ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler ile sözleşmeye ilişkin talep hakları sözleşmenin taraflarına aittir. Hal böyle olunca, davalıdan satın alınan bağımsız bölümün geç tesliminden kaynaklanan zararları ancak sözleşmenin akidi olan A.. B.. isteyebilir. Vekil olan davacının kendi adına böyle bir dava açması mümkün değildir.Bu durumda mahkemece, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 125,25 TL harcın istek halinde iadesine, 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.