YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6286
KARAR NO : 2014/30877
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
MAHKEMESİ : Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/03/2012
NUMARASI : 2011/779-2012/186
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kurum sigortalılarının emekli maaşlarının davalı banka aracılığıyla ödenmesi amacıyla davalı banka ile protokoller yapıldığını, davalı ile yapılan 15.10.1984 tarihli protokolde sigortalılara ait banka hesaplarına ilişkin ATM kartı verilmesine dair bir düzenleme olmadığını, 15.12.2000 tarihli protokolde ise bunun bir yıl ile sınırlandırıldığını, ancak davalı bankanın kurum sigortalısı dava dışı Ş.. D..’a ait banka hesabından, sigortalı 16.08.2000 tarihinde ölen Ş.. D.. 17.10.2005 tarihine kadar davalı banka tarafından ödeme yapıldığını, bu ödemeler nedeniyle oluşan kurum zararı olan 17.183 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,kurum sigortalısına ait ATM kartının davacı ile protokol yapılmadan önce müşteriye verildiğini, ATM kartını kimin kullandığını kontrol imkanı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Emekli kurum sigortalısının 16.08.2000 tarihinde ölmesine rağmen davalı banka tarafından verilen ATM kartıyla sigortalının hesabından 17.10.2005 tarihine kadar emekli maaşları çekilmek suretiyle haksız tahsil edildiği, bankanın da aralarındaki protokole uygun hareket etmeyerek sandık zararına sebebiyet verildiği iddiası ile açılmıştır.
Davacı, kurum sigortalılarının maaşlarının banka aracılığıyla ödenmesi amacıyla davalı banka ile 15.10.1984 ve 16.08.2000 tarihli iki ayrı protokol yapıldığını,davalı bankanın bu protokole aykırı davranmak suretiyle zarara uğrattığını ileri sürmüştür.Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu ve anılan 15.10.1984 ve 16.08.2000 tarihli protokollere konu düzenlemelerin sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde düzenlenen özel hukuk hükümlerine tabi olarak yapılan düzenlemeler olduğu gözetildiğinde, taraflar açısından bağlayıcı olduğunun kabulü gerekir.Bu durumda somut uyuşmazlık yönünden ilgili protokollere konu hükümler değerlendirilerek kusur durumunun tespiti gerekir.Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle davacının iddiasına konu sözleşmeler celbedilerek sözleşme hükümlerine göre tarafların sorumluluk durumları değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile davanın reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 13.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.