Danıştay Kararı 8. Daire 2020/4096 E. 2022/4698 K. 14.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/4096 E.  ,  2022/4698 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4096
Karar No : 2022/4698

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Bakanlık tarafından, Av. … hakkında Konya Barosu’nca verilen tedbiren işten yasaklama kararına ilgili tarafından itiraz edilmesi sonucu itirazın kabulüne dair Türkiye Barolar Birliği kararının, bakanlıkça uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine rağmen Türkiye Barolar Birliği’nin ilk kararında ısrar etmesine ilişkin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; şikayetçi … Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında 1136 sayılı Kanunun 5/a bendinde belirtilen suçlardan olan “Güveni Kötüye Kullanma” eyleminden adli para cezası ile cezalandırıldığı ve kararın henüz kesinleşmediği görülmekle birlikte, anılan mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde “…Ancak, avukatın tahsilat yapılmayan dosyalar için de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 5. maddesi hükmü (hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır) nazara alındığında, henüz tahsilat yapılmayan dosyalardan da tahsilat yapılmış gibi hak ettiği vekalet ücretinin de tahakkuku ve eklenmesi halinde, şüpheli avukat … ‘ın 1.507.81 TL alacaklı çıktığı, …” tespitine yer verildiği, bu kapsamda şikayetçi ile aralarındaki anlaşmazlığın vekalet ücretinin hesaplanmasından kaynaklandığı gibi şikayetçinin zararının karşılanarak şikayetinden vazgeçtiği hususu da gözetildiğinde şikayetçi avukatın fiilinin tedbiren işten yasaklanmayı gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varıldığından, işten yasaklama kararına yapılan itirazın kabulüne dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; ilgili hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında güveni kötüye kullanma eylemi nedeni ile mahkumiyetine karar verilerek adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği açık olup güveni kötüye kullanma suçunun 1136 sayılı Kanunun 5/a bendinde belirtilen suçlardan olması nedeniyle ilgilinin tedbiren işten yasaklanmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulü ile … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:… , K:… sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, Bölge İdare Mahkemesi istinaf kabul kararında işlemin iptali hususunu adı geçenin yargılandığı davada verilen mahkümiyet kararına dayandırmakta ise de; işlemin ilgilisinden tebliğ alınan yazıda ceza davasının zamanaşımına uğrayacağına ilişkin şerhli Başsavcılık görüşünün dava dosyasına eklendiğinin belirtildiği, işlem tesis edilirken yapılan hukuki değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, İdare Mahkemesi kararlarının temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davalının temyiz dilekçesinde öne sürülen husular bunlardan hiçbirine uymadığından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmü yer almış; aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde ise; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (…) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalar (…)” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, tedbiren işten yasaklama kararına ilgilisi tarafından itiraz edilmesi sonucu itirazın kabulüne dair Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası” olarak nitelendirilemeyeceği; öte yandan, Avukatlık mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 14/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.