Danıştay Kararı 10. Daire 2022/4503 E. 2022/3845 K. 14.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/4503 E.  ,  2022/3845 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4503
Karar No : 2022/3845

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin ili, Nusaybin ilçesi … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde market işleten davacı tarafından, 14/03/2016 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde, işyerindeki eşya ve ürünlerin zarar gördüğü, kazanç kaybına uğradığından bahisle oluştuğu ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle davalı idareye yapılan başvuru üzerine kendisine 20.000,00 TL ödenmesine karar verilmesine ilişkin … Valiliği … No’lu Zarar Tespit Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı işlemine karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin … Valiliği … No’lu Zarar Tespit Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetiminde, başvuru dilekçesindeki taleplerin her biri yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği, işyerinin fiziki zararları yönünden; işyerinin mülkiyetinin davacıya ait olmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemin davacının işyeri yapısal zararlarının karşılanması talebinin reddine yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, işyerinde hasara uğrayan eşyalar yönünden; hasar gören eşyalara ilişkin hasar tespiti yapılarak kayda alınmasına rağmen zarara uğrayan eşyalar hakkında herhangi bir miktar belirlemesine gidilmediği, zarar miktarının, objektif ve tutarlı ölçütlere göre hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun bir biçimde doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi ve karşılanması gerekirken, bu yükümlülüklere riayet edilmediği ve davacı şirkete önerilen 20.000,00 TL hasar miktarının hangi kriterler esas alınarak hesaplandığı hususunun somut verilerle ortaya konulamadığı, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin işyerindeki eşyalarda meydana gelen zararlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, kazanç kaybı yönünden; ticari faaliyet çerçevesinde mahrum kalınan kazanç ve muhtemel gelir kayıpları ile gerçek ve tüzel kişilerin işletmelerinin devamı için kendi iradeleri ile yaptıkları olağan giderlerin kişilerin terör eylemlerine hedef olmalarından kaynaklanan zarar olarak nitelendirilemeyeceğinden 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanacak zararlar kapsamına girmediği, ticari nitelikli bir zararının karşılanabilmesi için ancak ticarete konu taşınır/taşınmaz mal varlığına maddi/fiziki bir zarar verilmesi veya rıza dışında mal varlığına ulaşılamaması gerektiği; somut olayda ise bu tür bir zarar bulunmadığı, bu itibarla, ticari nitelikteki zarar kapsamında değerlendirilen tazminat istemine konu zarar ve gelir kayıplarının muhtemel zarar niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin söz konusu zararların karşılanması isteminin zımnen reddine yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin, davacıya ait işyerinde mevcut ticari eşya ve malzemelerde meydana gelen zararlara ilişkin kısmının iptaline, gelir kaybı zararına ilişkin kısmı ile işyerinin fiziki zararlarına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile istinaf başvurusuna konu …. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla; davanın değer itibarıyla 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde belirtilen temyiz kanun yoluna tabi olmadığı, temyizi istenen kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, komisyon kararında reddedilen kalemler yönünden bir talebinin bulunmadığı, sadece kazanç kaybına ilişkin zararının hesaplanmasına itirazının olduğu, talep etmediği kalemler yönünden davanın reddine karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler
hakkında açılan davalar”ın temyiz edilebileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, dava dilekçesinde, iş yerindeki 150.000,00 TL değerindeki ürünler ile 150.000,00 TL değerindeki eşyaların zarar gördüğü, bu zararlarının karşılanması gerektiğinin belirtildiği, yine … tarihli … Valiliği .. No’lu Zarar Tespit Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı işlemine itiraz dilekçesinde de isteminin bu yönde olduğu görüldüğünden, dava değerinin temyiz sınırının üzerinde yer aldığı açıktır.
Bu durumda, açılan davanın istinaf incelemesi aşamasından sonra 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz kanun yoluna tabi davalardan olduğu sonucuna varıldığından, kesin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz isteminde bulunulduğu gerekçesiyle davacının temyiz isteminin 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin istinaf başvurularının reddine ilişkin kararına karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusuna ait 30/03/2022 kayıt tarihli dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmediğinden, dosyanın tekemmülünün de Bölge İdare Mahkemesince sağlanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Davacının temyiz istemi yönünden dosyanın tekemmülü ve Dairemiz kararının taraflara tebliğ sağlandıktan sonra dosyanın Dairemize gönderilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.