Danıştay Kararı 2. Daire 2022/2591 E. 2022/4182 K. 14.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2591 E.  ,  2022/4182 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2591
Karar No : 2022/4182

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; … Büyükşehir Belediye Başkanlığında Genel Sekreter Yardımcısı unvanıyla çalışmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kamu görevinden ihraç edilen, sonrasında ise OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla kamu görevine iadesinin ardından mühendis kadrosuna atanan davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı gereği Genel Sekreter Yardımcısı kadrosuna tekrar atanması ve tüm özlük ve mali haklarının yeniden düzenlenerek iadesi talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ile Anayasa Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı iptal kararı ve davacının Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonunca yapılan araştırma sonucunda Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belge elde edilemediği hususları dikkate alındığında, davacının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile başvurusunun kabul edilmesi üzerine göreve iade edildiği ve 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 1. fıkrasının 3. cümlesi uyarınca mühendis olarak atamasının yapıldığı, mühendis olarak atanmasının hukuki gerekçesi olan 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 1. fıkrasının 3. cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilerek kararın yürürlüğe girdiği, davalı idarece Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınmak suretiyle davacının başvurusu hakkında işlem tesis edilmesi gerektiği, hukuka aykırılığı Anayasa Mahkemesi kararı ile saptanmış yasa hükmü uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğuna ilişkin kural gereğince yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesinin Anayasal bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, özlük ve mali hakların iadesi isteminin kabulüne, işlemden kaynaklanan özlük haklarının iadesine, parasal kaybın ise dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; münhal kadro yokluğundan dolayı davacının genel sekreter yardımcılığına atanmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, işlemi iptal eden mahkeme kararında da hukukî isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak hükmedilmiştir.
Davacı tarafından, istinaf talebinin kabulü ile davanın reddine ilişkin olarak verilen kesin kararın temyiz edilmesi üzerine; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla; kesin olarak verilen karara karşı yapılan temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, yedi (7) gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; genel sekreter yardımcısının üst düzey kamu yöneticisi olması nedeniyle kararın temyize tabi olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca eski kadrosuna atanması gerektiği, 7075 sayılı Kanun uyarınca münhal kadro yokluğu savunmasının geçersiz olduğu, idarece yapılan diğer atamaları dava konusu etmemesinin önem arzetmediği, emsal kararlara aykırı işlem yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; kararın temyizi kabil bir karar olmadığı, genel sekreter kadrosuna atamanın fiilen ve hukuken mümkün olmadığı ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.