Danıştay Kararı Vergi Dava Daireleri Kurulu 2021/637 E. 2022/996 K. 14.09.2022 T.

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/637 E.  ,  2022/996 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/637
Karar No : 2022/996

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU :… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2001 ilâ 2003 yıllarına ait muhtelif vergi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinden oluşan kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Ara kararıyla ödeme emirlerine konu cezalı tarhiyatlara ait ihbarnamelere ilişkin tebliğ evrakları davalı idareden istenilmiş olmasına rağmen, davalı idarece, ihbarnamelere ilişkin tebliğ evraklarının eski döneme ait olması nedeniyle imha edildiği, dolayısıyla ibrazının mümkün olmadığı bildirilerek ilgili tebliğ evrakları dosyaya ibraz edilememiştir.
Bu durumda, usulüne uygun olarak ihbarnamenin tebliğ edilmemesi halinde kesinleşmiş bir vergi alacağı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir amme alacağı olmadan düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar davalı idarece, davacının talebi doğrultusunda 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılan ancak ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği savunulmuş ise de yapılandırma başvurusuna ilişkin 03/05/2011 tarihli dilekçenin incelenmesinden, söz konusu dilekçede uyuşmazlık konusu ödeme emirlerine konu vergilere ilişkin bir açıklamanın olmadığı, genel bir ifadeyle kesinleşmiş alacakların takside bağlandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte usulüne uygun olarak ihbarnamenin tebliğ edilmemesi halinde kesinleşmiş vergi alacağı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, davacının 6111 sayılı Kanun uyarınca yaptığı başvurunun uyuşmazlık konusu ödeme emirlerine konu vergileri kesinleştirmeyeceği de ortadadır.
Mahkeme bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 29/05/2018 tarih ve E:2016/4655, K:2018/3034 sayılı kararı:
Davalı idarenin savunma dilekçesinde, dava konusu ödeme emirlerinin, davacının 03/05/2011 tarihli talebi doğrultusunda 6111 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca 29/06/2011 tarihinde yapılandırılan ancak vadesinde ödenmeyen borçların tahsili amacıyla düzenlendiği iddia edilerek davacının yapılandırma talebine ilişkin dilekçesi ile yapılandırma tablosu dilekçe ekinde mahkemeye sunulmuştur.
Vergi Mahkemesince, ödeme emirlerine konu kamu alacağına ilişkin ihbarnamelerin tebliğine ilişkin evrakların idarece dosyaya sunulamaması nedeniyle usulune uygun biçimde kesinleşmiş kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği, öte yandan, yapılandırma talebinde bulunulmasının ihbarname aşamasındaki vergi borçlarını kesinleştirmeyeceği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bakılan davanın, 6111 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca tesis edilen yapılandırma işlemine karşı açılmadığı, başka bir anlatımla davanın konusunun, usulüne uygun biçimde kesinleştirilmeksizin haksız yere yapılandırılan uyuşmazlık konusu vergi borçlarına ilişkin olmadığı açıktır.
Bu nedenle, davalı idarenin yukarıdaki iddiasının doğruluğunun uyuşmazlığın çözümünde önem arz ettiği olayda, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emirleriyle istenen kamu alacağının yapılandırılıp yapılandırılmadığı, yapılandırılmış olması durumunda 6111 sayılı Kanun’dan yararlanma hakkının kaybedilip kaybedilmediği ve davacı tarafından uyuşmazlık konusu vergilerle ilgili olarak yapılandırma işlemine karşı bir dava açılıp açılmadığı, dolayısıyla yapılandırma işleminin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Daire, bu gerekçeyle kararı bozmuş; davalının karar düzeltme istemini ise kararın düzeltilmesinde davalının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddetmiştir.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Amme alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tebliğ edildiği ortaya konulamayan vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Nitekim davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına ilişkin ihbarnamelerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle imha edildiği beyan edilmiştir. Dava konusu amme alacağı ile ilgili olarak davacı tarafından yapılan yapılandırma başvurusunun amme alacağının zamanaşımına uğradığı olgusunu değiştirmediği ve davalı idareye söz konusu amme alacağını davacıdan talep etme hakkını vermeyeceği hususu da izahtan varestedir. Bu nedenle tarh zamanaşımına uğrayan amme alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2-… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X – KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.