Danıştay Kararı 10. Daire 2022/4153 E. 2022/3843 K. 14.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/4153 E.  ,  2022/3843 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4153
Karar No : 2022/3843

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği / …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN_ÖZETİ : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:

Dava; Siirt ili, Pervari ilçesi, … köyü, … mezrasından terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığını iddia eden davacı tarafından, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 5233 sayılı Kanun kapsamında 150.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Siirt Valiliği Terör Zararları Tespit Komisyonu Başkanlığının 07/11/2019 tarih ve 1433 sayılı işleminin maddi tazminat yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; … İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile temyiz yolu açık olmak üzere reddedildiği; davacı tarafından Danıştay’a hitaben verilen 18/04/2022 tarihli dilekçe ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun’la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun’un anılan Kanun’la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları (20/07/2016) tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, aynı Kanun’un “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştay’da temyiz isteminde bulunulabileceği, “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde 6. fıkrada sözü edilen kararın Danıştay’ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup aynı Kanun’un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2022 yılı için temyiz sınırı 261.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu durumda, Siirt ili, Pervari ilçesi, … köyü, … mezrasından terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığını iddia eden davacı tarafından, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 5233 sayılı Kanun kapsamında 150.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Siirt Valiliği Terör Zararları Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin maddi tazminat yönünden iptali istemiyle açılan davada, davaya konu edilen parasal miktarın, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihindeki güncel temyiz parasal sınırının altında kaldığı görüldüğünden, … Bölge İdare Mahkemesince verilen karar kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 14/09/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” kuralı yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun’un Ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 28/11/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararların, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; “verilen kararların tarihine göre” değil, açılan davalardaki parasal miktara göre belirleneceği hükme bağlandığından, bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; Siirt ili, Pervari ilçesi, … köyü, … mezrasından terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığını iddia eden davacı tarafından, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 5233 sayılı Kanun kapsamında 150.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Siirt Valiliği Terör Zararları Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin maddi tazminat yönünden iptali istemiyle 28/11/2019 tarihinde davanın açıldığı, davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasının davacı tarafından istenildiği anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı 28/11/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL olduğu, davaya konu edilen tazminat miktarının 150.000,00 TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2019 yılındaki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan dava, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığından, temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin incelenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.