Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3502 E. , 2022/3792 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3502
Karar No : 2022/3792
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmaktayken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle özel güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin Diyarbakır Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı işleminin yeniden değerlendirilerek tarafına özel güvenlik kimlik kartı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ara kararları ile Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü ile davalı idarelerden, davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında elde edilen tüm bilgi ve belgeler ile istihbari nitelikteki bilgilerin gönderilmesinin istenildiği, ara karara cevaben gönderilen bilgi ve belgelerde davacı hakkında sadece istihbari mahiyette bilgilere yer verildiği, buna karşın söz konusu istihbari nitelikteki değerlendirmelerin dayanağı konumunda bulunan ve davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz şekilde sonuçlanmasına yönelik hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, istihbari bilgiye yönelik Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ”2863 sayılı Yasaya Muhalet Suçu” nedeniyle başlatılan … soruşturma nolu dosyada davacı hakkında 24/03/2019 tarihinde ‘Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına’ karar verildiği, bu hususun dışında davacı hakkında açılmış herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturmanın bulunmadığı, bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu işleme dayanak istihbarat yazısındaki değerlendirmenin dayanağına ilişkin hukuken kabul edilebilir bilgi ve belge ile davalı idarece davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olmasına dayanak başkaca bilgi ve belge de sunulmadığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin … tarih ve … sayılı davacıya ait özel güvenlik kimlik kartının iptali işlemi olmadığından, incelenen dosyada bu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesinin mümkün olmadığı, davacının özel güvenlik kimlik kartının iptali işleminin dava konusu edilmeden kesinleştiği, bu sebeple ilk derece mahkemesince … tarh ve … sayılı işlemin tesis edildiği andaki şartlar (davacı hakkında anılan işlem tarihi itibari ile soruşturması olması gibi) göz önüne alınmadan, davaya konu yeniden değerlendirme başvurusunun yapıldığı 24/06/2020 tarihi itibari ile değerlendirme yapılması ve buna göre iptal kararı verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; Anayasa Mahkemesi tarafından güvenlik soruşturması yapılması hususunda verilen iptal kararlarının dikkate alınarak durumunun yeniden değerlendirilmesi kapsamında başvuru yaptığı, güvenlik soruşturmasını olumsuz kıldığı ifade edilen hususlar hakkında soruşturma veya kovuşturma açılmadığı, idare tarafından isnat edilen tespitlerin ispatlanamadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görülmekle yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle özel güvenlik görevlisi kimlik kartı Diyarbakır Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı işlemi ile iptal edilmiş, davacı söz konusu işleme karşı dava açmamış, Anayasa Mahkemesi tarafından güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmalarının dayanğı olan 4045 sayılı Kanuna yönelik olarak verilen iptal kararı neticesinde durumunun yeniden değerlendirilmesi ve tarafına özel güvenlik kimlik kartı verilmesi istemiyle 01/07/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile İçişleri Bakanlığına başvuru yapmış, söz konusu başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat gereğince güvenlik soruşturması olumlu olanlara ve mevzuatta aranan şartları taşıyanlara çalışma belgesi düzenleneceği, çalışma şartlarını kaybeden ve güvenlik soruşturması olumsuz olanların da belgelerinin iptal edileceği düzenlenmiş, dava konusu olayda, özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmakta iken davacı hakkında 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde dava konusu işlem tesis edilmiş olup; davalı idare tarafından, … tarih ve … sayılı işlemin sebebinin ‘Hizbullah terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığının’ tespit edilmesi olduğu ifade edilmiş, davacı hakkında terör örgütüne irtibatı, iltisakı ve mensubiyetine yönelik başkaca bir tespite yer verilmemiş, davacı söz konusu il özel güvenlik komisyonu kararına karşı dava açmamıştır.
Davacı tarafından Anayasa Mahkemesi tarafından güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmalarının dayanağı olan 4045 sayılı Kanuna yönelik olarak verilen iptal kararı neticesinde durumunun yeniden değerlendirilmesi ve tarafına özel güvenlik kimlik kartı (çalışma izni) düzenlenmesi istemiyle davalı idareye İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında başvuru yapılmış, Mahkeme tarafından, davacı hakkında yapılmış somut bir tespit olup olmadığının açıklığa kavuşturulması için ara kararıyla, davalı idarelerden, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünden ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından dava konusu işlemin tesis edilmesine neden olan hususlara yönelik olarak davacı hakkında herhangi bir adli soruşturma ve kovuşturma açılıp açılmadığı, istihbari bilgi olup olmadığı sorulmuştur.
Ara kararına cevaben, davalı idare ve İl Emniyet Müdürlüğünce gönderilen bilgi ve belgelerde, davacı hakkında terör örgütüne irtibatı, iltisakı ve mensubiyetine yönelik istihbari bilgiden bahsedilmiş, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının … numarasına kayıtlı bir soruşturma bulunduğu, söz konusu soruşturmanın konusunun ‘2863 sayılı Yasaya Muhalefet Suçu’ olduğu ve soruşturmada 24/03/2019 tarihinde kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği bildirilmiştir. Davacının özel güvenlik kimlik kartının iptaline yönelik tesis edilen ilk işlemin sebep unsurunun davacı hakkında yapılan istihbari tespitlerin güvenlik soruşturmasını olumsuz kılması olduğu ifade edilmiş, fakat söz konusu tespitlere yönelik somut delillerin davalı idarece ortaya konulamadığı yargılama esnasında Mahkemece tespit edildiğinden işlemin iptaline karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ise, davanın konusunun il özel güvenlik komisyonu kararı olmadığı, yeni bir başvuru olduğu belirtildikten sonra, il özel güvenlik komisyonu kararı tarihindeki şartlara göre davacının durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un “Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar” başlıklı 10. maddesinde, “Özel güvenlik görevlilerinde aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. b) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak. c) 18 yaşını doldurmuş olmak. d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; 1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak. 2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak. 3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak. … f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak. g) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak. h) Güvenlik soruşturması olumlu olmak.” hükmü; “Çalışma izni” başlıklı 11. maddesinin, 680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (680 sayılı KHK) 70. maddesi ile değişik 1. fıkrasında, “Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler (…) hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. (…)” hükmü; 4. fıkrasında, “Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir.
” hükmü; aynı maddenin, 680 sayılı KHK’nın 70. maddesi ile eklenen 6. fıkrasında, “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar.” hükmü yer almaktadır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 17/07/2012 tarihli ve Bakanlık Genelge No:2012/42, EGM Genelge No:2012/71 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Birleştirilmiş Genelgesi’nin “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması” başlıklı bölümünde yer alan “Usûl” alt başlıklı 6.1. maddesinin (ç) bendinde; “5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi (d) bendinde belirtilen şartları taşımasına rağmen hakkında yapılan güvenlik soruşturması olumsuz olan şahıslara çalışma izni verilip verilmemesine il özel güvenlik komisyonu karar verebilecektir.” düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığın konusu, Diyarbakır Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı işlemi olmayıp, davacının Anayasa Mahkemesi tarafından 4045 sayılı Kanuna yönelik verilen iptal kararı neticesinde İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında durumunun yeniden değerlendirilmesi ve tarafına özel güvenlik kimlik kartı (çalışma izni) verilmesi hususudur.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla davacı hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması 4045 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak yapılmakta iken, 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesince “…güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler belirlenmeksizin, kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu soruşturma ve araştırma kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgileri almakla yetkili olduklarının belirtildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle 19/02/2020 tarihli ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararla söz konusu kuralın iptaline karar verilmiş; anılan iptal kararının gerekçeleri de dikkate alınarak yasal düzenlemelerdeki eksiklikler giderilmek üzere 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarihli ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş ve bu Kanun’un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesinin (h) bendi, “4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı” gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir. Söz konusu karar incelendiğinde, 5188 sayılı Kanun gereğince özel güvenlik görevlilerinde aranan güvenlik soruşturmasının olumlu olması şartının iptal edilmediği, 4045 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan güvenlik soruşturmaları ile sınırlı olarak verilen bir iptal kararı olduğu anlaşılmaktadır.
Güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmaları 7315 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 17/04/2021 tarihine kadar 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülmekte iken, anılan Kanun’un 07/04/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’yla yürürlükten kaldırılması üzerine bu faaliyetler 17/04/2021 tarihinden itibaren 7315 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülmeye devam edilmiştir. Bu itibarla, 5188 sayılı Kanun’un 10. maddesine, 02/01/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nın 69. maddesi ile eklenen ve 01/02/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanun’un 67. maddesiyle aynen kabul edilen (h) bendinde düzenlenen güvenlik soruşturmasına yönelik kural, hem mülga 4045 sayılı Kanun hem de 7315 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirilen güvenlik soruşturması faaliyetleri bakımından geçerli, ortak kural niteliğindedir.
Anayasa Mahkemesi Kararlarının Görülmekte Olan Uyuşmazlığa Etkisi:
Anayasa’nın 152. maddesinin 3. fıkrasında “…Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.” kuralı, ayrıca 153. maddesinin 3. fıkrasında, “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez”; 5. fıkrasında, “İptal kararları geriye yürümez.”; 6. fıkrasında ise, “Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” kuralları yer almaktadır.
Anayasa’nın metnine yer verilen hükümleri uyarınca; itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulan bir kurala ilişkin kararın hüküm kesinleşinceye kadar gelmesi durumunda mahkemeler bu karara uymak zorundadır ve bu karar yasama, yürütme ve yargı organları, idare makamları, gerçek ve tüzel kişiler için bağlayıcıdır.
Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; uyuşmazlığın çözümünde esas alınacak olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi Anayasa’da yer alan eşitlik ve hukuk devleti ilkelerinin bir gereği olduğundan, bu durum Anayasa’nın 153. maddesinin 5. fıkrasında yer alan iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesine aykırılık teşkil etmez.
Uyuşmazlığın Değerlendirilmesi:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuatta, özel güvenlik görevlileri hakkında gerek kimlik belgesi ve çalışma izni verilmesi gerekse bunların yenilenmesi sırasında güvenlik soruşturması yapılacağı, söz konusu soruşturmanın sonucu olumlu olanlara ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıyanlara çalışma belgesi düzenleneceği, çalışma şartlarını kaybeden ve güvenlik soruşturması olumsuz olanların da belgelerinin iptal edileceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda da, dava konusu olayda, davacının İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen yukarıda bahsedilen iptal kararı neticesinde durumunun yeniden değerlendirilerek özel güvenlik görevlisi kimlik kartı (çalışma izni) düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvuru cevap verilmeyerek reddedilmiş ve işlemin sebebi davalı idare tarafından, davacı hakkında tesis edilen … tarih ve … sayılı İl Özel Güvenlik komisyonu kararında ‘Hizbullah terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığı’nın tespiti neticesinde güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesi olarak ifade edilmiştir. Anılan il özel güvenlik komisyonu işleminin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve anılan birimlerin bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair kanuni düzenleme olan 4045 sayılı Kanun’a göre yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ulaşılmış olup; 5188 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (h) bendinde düzenlenen güvenlik soruşturması olumlu olmak koşulunun 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında; Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmalarının dayanağı olan 4045 sayılı Kanun yönünden Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı kapsamında durumunun yeniden değerlendirilerek hakkında yeni bir işlem tesis edilmesi talebinden ibaret olan davacının başvurusunun ortaya çıkan yeni duruma göre değerlendirilip yeni bir işlem tesis edilmesi gerekirken cevap verilmeyerek istemin zımnen reddine yönelik tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, dava konusu işlemin belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığına karar verilmiş olması, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı ya da hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili statüye geçirilmesi sonucunu doğurmamaktadır. Nitekim, idarelerce yapılacak güvenlik soruşturmalarıyla ilgili olarak 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olup, Kanun’un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun’a yapılan atıfların bu Kanun’a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.