Danıştay Kararı 13. Daire 2017/199 E. 2022/3080 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2017/199 E.  ,  2022/3080 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/199
Karar No:2022/3080

TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

2. (DAVACI) … Petrolleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin sözleşmeli bayisi olan 6 ayrı akaryakıt istasyonunda stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik olarak günlük izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini kurmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, her bir bayi için 739.666,00-TL olmak üzere toplam 4.437.996,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının … İdare Mahkemesi’nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, ödendiği ileri sürülen 3.583.357,50-TL idari para cezası bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali ile kendilerinden tahsil edildiği belirtilen (Kurul kararının tadili sonrası iade edilen tutar düşülerek) 3.028.608,00-TL ve bu tutarın tahsil tarihinden dava tarihine kadar amme alacaklarına uygulanan faiz oranına göre hesaplanan 650.141,18-TL faizi ile birlikte dava tarihinden ödeme tarihinde kadar işleyecek faiziyle birlikte davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; olayda, her ne kadar davacı şirketin itirazı üzerine … tarihli ve … sayılı Kurul kararı ile anılan idari para cezasının 3.698.330,00-TL olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de, davacının … İdare Mahkemesi’nde iptali için dava açılan … tarih ve … sayılı Kurul kararı üzerine, 27/12/2013 tarihinde 3.583.357,50-TL ödeme yaparak aynı zamanda cezaya itiraz ettiği, 27/12/2013 tarihli itiraz üzerine idarece … tarihli ve … sayılı Kurul kararı ile düzeltme yapılması sonrası davacıya 07/04/2014 tarihinde 554.749,50 TL.sinin iade edildiği, … tarihli ve … sayılı Kurul kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine, 23/02/2015 tarihli dilekçe ile ödenen tutarın iade edilmesinin istenildiği, hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile sabit olan işlem sebebiyle ödenen 3.028.608,00 TL miktarın iade edilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı;
3.028.608,00-TL idari para cezası ile bu tutarın tahsil tarihinden dava tarihine kadar amme alacaklarına uygulanan faiz oranına göre hesaplanan 650.141,18-TL faizi ve asıl alacağın (3.028.608,00-TL) dava tarihinden ödeme tarihinde kadar işleyecek faiziyle birlikte davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmesi istemine gelince, Mahkemelerinin 04/02/2016 tarihli ara kararı ile davalı idareden, 3.028.608,00-TL nin 25/03/2014 tarihinden (…. İdare Mahkemesinin E:… esasında görülen davanın dava tarihi) 06/04/2014 tarihine (Mahkemelerinde görülen davanın tarihi) kadar işleyen yasal faizin hesap edilerek gönderilmesinin istenilmesi üzerine, 12 günlük %9 faiz oranı üzerinden 8.961,36-TL faiz hesaplandığı, Mahkemelerinde görülen davanın 06/04/2015 tarihinde açılmasına rağmen sehven ara kararında 06/04/2014 olarak yazılması üzerine, 12 günlük %9 faiz hesabı üzerinden yapılan hesaba göre, eksik hesaplanan 1 yıllık faizin 272.574,70-TL olacağı, yıllık faiz oranının değişmediği, böylelikle toplamda 25/03/2014 tarihinden 06/04/2015 tarihinde kadar işleyen yıllık %9 faiz oranı üzerinden faiz miktarının 281.536,06-TL olacağı, bu durumda, hukuka aykırı olan işlem nedeniyle tahsil edilen 3.028.608,00-TL’nin, 25/03/2014 – 06/04/2015 tarihleri arasında işleyen 281.536,08-TL kanuni faiziyle birlikte ödenmesi ve ana paraya (3.028.608,00-TL) dava tarihinden (06/04/2015) itibaren kanuni faiz işletilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptali ile, 3.028.608,00-TL’nin iadesine, 25/03/2014-06/04/2015 tarihleri arasında işleyen 281.536,08-TL kanuni faiziyle birlikte ödenmesi ve ana paraya (3.028.608,00-TL) dava tarihinden (06/04/2015) itibaren kanuni faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, asıl alacak miktarının hatalı belirlendiği; davacı tarafından, idari para cezasının süresinde ödenmemesi durumunda gecikme zammı uygulanacağı bu nedenle tahsil tarihinden gecikme zammı oranında faiz oranın uygulanması gerektiği, kendisine 22.623,73 TL harç yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hak arama özgürlüğünü kısıtladığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı, davanın kabulüne ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Davacı şirkete, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca, … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile toplam 4.437.996,00-TL, … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla da 339.814,00-TL idarî para cezası verilmiştir.
İdari para cezası bedelleri 27/12/2013 tarihinde (peşin ödeme indirimiyle, 12/11/2013 tarihli Kurul kararı açısından 3.328.497,00-TL, 13/08/2013 tarihli Kurul kararı açısından 254.860,50-TL) … kanalıyla Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’na toplam 3.583.375,50 TL olarak ödenmiş ve aynı tarihli dilekçe ile de itiraz edilmişir.
İtirazın zımnen reddi üzerine 12/11/2013 tarihli Kurul kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesi nezdinde dava açılmış, dava devam ederken … tarihli ve … Kurul kararı ile … tarihli ve … sayılı Kurul kararının, “her bir bayi için 739.666,00-TL olmak üzere 5 bayi için toplamda 3.698.330,00-TL idari para cezası uygulanması” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, düzeltme kararına istinaden 07/04/2014 tarihinde ödenen bedelin 554.749,50-TL’si davacıya iade edilmiştir. Öte yandan, 13/08/2013 tarihli Kurul kararı uyarınca ödenen 254.860,50 TL anılan Kurul kararının … İdare Mahkeme’sinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine davacıya 17/12/2015 tarihinde iade edilmiştir.
… İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla … tarihli ve … sayılı Kurul kararının iptal edilmesi üzerine 23/02/2015 tarihli dilekçeyle tahsil edilen miktarın faiziyle birlikte iadesi istenmiştir.
İstemin reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 125. maddesinde ”İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır…. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde ”İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Temyize konu Mahkeme kararının, … tarihli ve … sayılı Kurul kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle … İdare Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi üzerine 23/02/2015 tarihli dilekçe ile ödenen tutarın iade edilmesi isteminin reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptaline ilişkin kısımda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2- 3.028.608,00-TL ve bu tutarın tahsil tarihinden dava tarihine kadar amme alacaklarına uygulanan faiz oranına göre hesaplanan 650.141,18-TL faizi ile birlikte dava tarihinden ödeme tarihinde kadar işleyecek faiziyle birlikte davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmesi istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden, … tarihli ve … sayılı Kurul kararının iptali yönündeki …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Dairemizin 18/06/2015 tarih ve E:2015/1675, K:2015/2258 sayılı kararıyla onandığı, kararın düzeltilmesi isteminin Dairemizin 18/05/2016 tarih ve E:2015/5531, K:2016/1863 sayılı kararıyla reddedilerek kararın kesinleştiği görülmektedir. Söz konusu dava derdestken … tarih ve … Kurul kararı ile bir bayi yönünden idari para cezası iptal edilerek beş bayi yönünden toplamda 3.698.330,00-TL idari para cezası verilmesi yönünde ilk Kurul kararının tadil edilmesi üzerine, davalı idarenin … tarih ve E…. sayılı yazısından 554.749,50 TL’nin davacıya edildiği davacının da iade edilen miktar gözetilerek 3.028.608,00-TL’nin hesaplandığı faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Davacının bu iade gerçekleşmeden önce ödediği 3.583.375,00-TL’nin sadece itiraza konu … sayılı Kurul kararından değil aynı zamanda … sayılı Kurul kararından kaynaklı 339.814,00-TL idari para cezası bedelinin peşin ödeme indirimiyle yatırılan 254.860,50-TL’yi de kapsadığı, ancak bu Kurul kararı yönünde bir itiraz ileri sürülmeksizin … sayılı Kurul kararı yönünden iade talep edildiği, … tarih ve E…. yazıdan ise … tarihli Kurul kararının … İdare Mahkeme’sinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, peşin ödeme indirimiyle ödenen 254.860,50-TL’nin davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, yukarıda anılan iki Kurul kararı kapsamında davacı tarafından 27/12/2013 tarihinde toplam 3.583.375,50-TL ödendiği, tadil edilen Kurul kararı gereği 554.749,50 TL ile iptal edilen diğer Kurul kararı gereği 254.860,50 -TL kadar kısmının da iade edildiği, kalan miktarın 2.773.747,50-TL olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim tadil öncesi hâliyle … sayılı Kurul kararı kaynaklı peşin ödeme indirimi miktarı 3.328.497,00-TL olduğu, davacının da tadil neticesinde iade edilecek tutarın yatırılması için hesap numarasına bildirdirimine ilişkin … tarih ve …(…) sayılı (davalı idare kayıtlarında) dilekçesinde … sayılı Kurul kararı gereği 3.328.497,00-TL davalı idare hesabına yatırıldığının bildirildiği dikkate alındığında, ilk etapta ödeme bedeli içinde … sayılı Kurul kararı kaynaklı bedelin de olduğu açıktır.
Bu durumda, itiraza konu Kurul kararı bakımından asıl alacak miktarının 3.028.608,00-TL değil 2.773.747,50-TL olduğu, bu miktardan fazlasına ilişkin kısmın reddi gerektiği; idari işlemin yargısal bir kararla iptali hâlinde, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliliğini sağladığı, davacının ödemiş olduğu paranın iadesi talebinin, iptal davasının bir sonucu olduğu, bu işleme dayalı olarak davacı tarafından ödenen tutarın iade edilmesi gerektiğinin açık olduğu, ancak, davalı idare tarafından ödenen idari para cezası miktarı iade edilmeyerek davacının iş bu davadaki talebiyle tam yargı davasına dönüştüğü, davacı tarafından ödemenin ihtirazî kayıtla yapıldığı, davacının, ödediği miktardan ödeme tarihi itibarıyla yoksun kaldığı dikkate alındığında, yapılan ödeme nedeniyle zaman içerisinde eksilen ya da yoksun kalınan maddi değerin telafisi için iade edilecek tutara ödemenin yapıldığı 27/12/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekmekle birlikte, faizin davacının dava dilekçesindeki faizin başlangıç tarihlerine dair talepleri dikkate alınarak, yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanması, fazlaya ilişkin kısımların ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, asıl alacak miktarının tespitinde ve buna bağlı faizin hesaplanması ile davacı tarafından talep edilen iş bu dava tarihine kadar hesaplanan faiz miktarına ilişkin faizin başlangıç tarihinin belirlenmesine yönelik olarak temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından iptal ve tam yargı davası birlikte açıldığından, kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine, reddedilen kısım dikkate alınarak davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi tâbidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ödenen tutarın iade edilmesi isteminin reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptaline ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının … tarihli ve … sayılı işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, davalının ve davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının …-TL ve 25/03/2014 – 06/04/2015 tarihleri arasında işleyen …-TL kanuni faiziyle birlikte ödenmesi ve ana paraya (…-TL) dava tarihinden (06/04/2015) itibaren kanuni faiz işletilmesine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.