Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2184 E. , 2022/4656 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2184
Karar No : 2022/4656
DAVACI : …
DAVALI : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu’nun 18.12.2019 tarihli araç satışlarında noterlerin almış olduğu prim oranının %75’ten, %65’e düşürülmesine ilişkin kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemidir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, birinci ve ikinci el araç satışlarının yapıldığı ve otomobil galerilerinin toplu olarak yer aldığı galeri sitelerinde noter olarak faaliyet gösterdikleri ve bu nedenle gelirlerinin çoğunun araç alış satış işlemlerinin oluşturduğu, konumu itibariyle noterler tarafından yapılan çoğu işin taraflarınca yapılamadığı, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca 01.03.2018 tarihinden itibaren ortak hesaba alınan araç satış işlemlerinde ortak hesaba aktarılacak oranın %25 olarak belirlenmesine karşın, bu oranın 01.01.2020 tarihinden %35’e çıkarılmasının hukuka ve adalete aykırı olduğu, Noterler Birliği Yönetim Kurulunca noterlerden iletilen çok sayıda başvuru, günün koşulları ve araç satış işlemlerinde rekabete ilişkin yakınmalar anılan karara gerekçe olarak gösterilmişse de bu hususlara ilişkin herhangi bir somut veri ortaya konulamadığından dava konusu Noterler Birliği Yönetim Kurulu kararının iptali gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Türkiye Noterler Birliği’nin 1512 sayılı Kanun’un 163/1 maddesi uyarınca; noterlik mesleğinin amaçlarına uygun bir şekilde görülmesini, mesleğin gelişmesini, melektaşlar arasında birlik ve yardımlaşmayı sağlamak üzere kurulan kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğu, üyelerinin menfaatlerini gözetmekle yükümlü Türkiye Noterler Birliği’nin subjektif değerlendirmelere dayalı hukuksuz ve dayanaksız kararlar almasının sözkonusu olmadığı, 1512 sayılı Kanun’un 166/15 maddesi gereğince, 109. madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirlemenin Noterler Birliği’nin görevleri arasında sayıldığı ve Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu’nun görevlerini düzenleyen Yasanın 172/10 maddesi gereği bu yetkinin Yönetim Kurulu’na ait olduğu, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirlemek hususunun Türkiye Noterler Birliği’nin münhasır yetkisinde bulunduğuna ilişkin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.01.2010 tarihli yazısının bulunduğu, 2010 yılından itibaren noterlerden gelen istek ve rekabet koşulları değerlendirilmek suretiyle anılan oranın önce %50, sonra %10 ve daha sonra %25 olarak belirlendiği, dava konusu işlem ile oranın %35’e çıkarıldığı, bu hususun dahi yetkinin hakkaniyete ve objektif ölçütlere göre kullanıldığının bir kanıtı olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ: Dava, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu’nun 18/12/2019 tarihli araç satışlarında noterlerin almış olduğu prim oranının %75’ten, %65’e düşürülmesine ilişkin kararının iptali istemiyle açılmıştır.
1512 sayılı Noterler Birliği Kanunu’nun 109. maddesinde; “Bir il, ilçe veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde birden çok noterlik bulunması halinde, bu yerlerde her yıl, harç veya damga vergisine tabi değeri, 30.000 gösterge rakamının o yılın bütçe kanununda gösterilen memur maaş katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunacak meblağdan fazla olan noterlik işlemlerinin yapılmasından elde edilen her çeşit ücret ve noter hissesi tutarının % 15’ini aşmamak üzere Noter Odası Yönetim Kurulunca tespit edilecek oranı alıkonulduktan sonra kalanı işlemi yapan noterlikçe, milli bir bankada açtırılan (Noterlikler ortak cari hesabı)na en geç işlemin yapıldığı günü takibeden (5) iş günü içinde yatırılır. Noterlikler ortak cari hesabı, takvim yılı başından önce o yerdeki noterliklerin bağlı bulunduğu oda yönetim kurulunca açtırılır ve durum Türkiye Noterler Birliğine bildirilir.
Noterler, yukarıdaki fıkrada gösterilen noterlik işlemlerini, kanuni bir sebep olmaksızın yapmaktan hiçbir surette kaçınamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 166. maddesinin 15. bendinde; 109. madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirlemek, Türkiye Noterler Birliğinin görevleri arasında sayılmış; 172. maddesinin 10. bendinde ise ‘yetkili organı gösterilmeksizin Türkiye Noterler Birliğine kanunla verilen görevleri yapma’ görevinin Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kuruluna ait olduğu belirtilmiştir.
Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı, faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin, belli bir konuda karar alıp almama hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır.
Kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisinin denetiminde Anayasa Mahkemesince de benimsenen bu görüşün, takdir yetkisi kapsamında türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin tesis ettiği düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçüt olarak dikkate alınması mümkündür. Bu çerçevede, kendisine düzenleme yapma yetkisi tanınan idarece, düzenlemenin içeriğini belirleme konusundaki takdir yetkisinin Anayasa ve diğer üst normların çizdiği sınırlar içerisinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek kullanılması gerekmektedir.
Dolayısıyla, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Bu belirlemeler ışığında, öncelikle, dava konusu karar yetki unsuru yönünden incelendiğinde; 1512 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen 166. ve 172. maddeleri uyarınca, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirleme görevinin Türkiye Noterler Birliğine ait olduğu ve Kanun’da özel olarak hangi organ tarafından yerine getirileceği belirtilmeyen bu görevin, Birliğin Yönetim Kurulu tarafından kullanılmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; araç satış işlemlerinde %75 ortak hesap prim oranı uygulanmakta iken Türkiye Noterler Birliği 48. Olağan Kongresinde, Van, Ankara, Kayseri, Adana, Eskişehir noter odalarından temsilcilerin bu prim oranının yeniden belirlenmesi istemiyle Divan Başkanlığına yazılı olarak başvurdukları, başvurular üzerine Yönetim Kuruluna bu yönde yetki verildiği ve dava konusu … tarih ve … sayılı Yönetim Kurulu kararıyla, yazılı ve sözlü talepler, günün koşulları, satış işlemlerinde yaşanan rekabetle ilgili yakınmalar dikkate alınarak araç satış işlemlerinde prim oranının %65 olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1512 sayılı Kanun’da, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kuruluna, araç satış işlemlerinde ortak hesaba aktarılacak prim oranını belirleme yetkisi verildiği ve bu belirlemeyi yaparken, Kanun’da ve sair mevzuatta anılan idareyi sınırlayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla idarenin oranda değişiklik yapmak konusunda takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
Takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı hususuna gelindiğinde; yukarıda aktarıldığı üzere davalı idare tarafından prim oranı düşürülürken, halihazırda faaliyette bulunan noter odalarından gelen görüşlerin değerlendirildiği ve rekabetin engellenmesi için ilk olarak 2010’da getirilen bu uygulamanın, rekabete yol açtığı kanaatine varıldığı ve bu olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi için dava konusu kararın alındığı görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarece, takdir yetkisi kullanılırken keyfi davranılmadığı ve üyesi olan noterlerin talepleri değerlendirilerek bir karar verildiği görüldüğünden, araç satış işlemleriyle ilgili prim oranlarının, %75’ten, %65’e düşürülmesine ilişkin dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, noter olan davacı tarafından, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu’nun 18.12.2019 tarihli araç satışlarında noterlerin almış olduğu prim oranının %75’ten, %65’e düşürülmesine ilişkin kararının iptali istemi ile açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 1. maddesinde; noterliğin bir kamu hizmeti olduğu, noterlerin, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirdikleri ve kanunlarla verilen başka görevleri yaptıkları, 109. maddesinde; bir il, ilçe veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde birden çok noterlik bulunması halinde, bu yerlerde her yıl, harç veya damga vergisine tabi değeri, 30.000 gösterge rakamının o yılın bütçe kanununda gösterilen memur maaş katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunacak meblağdan fazla olan noterlik işlemlerinin yapılmasından elde edilen her çeşit ücret ve noter hissesi tutarının % 15’ini aşmamak üzere Noter Odası Yönetim Kurulunca tespit edilecek oranı alıkonulduktan sonra kalanının işlemi yapan noterlikçe, milli bir bankada açtırılan noterlikler ortak cari hesabına en geç işlemin yapıldığı günü takibeden (5) iş günü içinde yatırılacağı, 112. maddesinde; noterlerin yaptıkları işlemlere ait harç üzerinden hesaplanacak ücretleri ile vasiyetname ve vakıf senedi düzenlenmesinden alınacak ücretler, yazı, bir dilden diğer dile veya bir yazıdan diğer yazıya çevirme, karşılaştırma, tescil, emanetlerin saklanması ve kanunlarında harç, vergi ve resimlerden bağışık olduğu yazılı işlemler ile defter onaylanmasından ve kanunun ücret almayı öngördüğü sair işlemlerden alacakları ücretler ve noterlerle imzaya yetkili vekillerinin yol ödeneğinin miktarının, Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alındıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir tarife ile tespit olunacağı, 167/15. maddesinde; 109. madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirlemenin Türkiye Noterler Birliği’nin görevi olduğu, 172/10. maddesinde; yetkili organı gösterilmeksizin Türkiye Noterler Birliğine kanunla verilen görevleri yapmanınTürkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun görevleri arasında olduğu, 173. maddesinin son fıkrasında; Noterler Birliği Yönetim Kurulunun, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanacağı ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vereceği, Yönetim Kurulunda karar verilebilmesi için, en az dört üyenin bir oyda birleşmesinin şart olduğu, oylarda eşitlik halinde, Başkanın bulunduğu tarafın üstün sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
31.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5942 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesindeki “1.5.2010 tarihine kadar uygulanmak üzere 2918 sayılı Kanunun 5766 sayılı Kanunla Değişik 20 inci maddesinin (d) bendinin değişiklik öncesi hükümlerine göre noterlerde yapılan satış ve devir işlemleri her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisnadır.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu hüküm uyarınca araç satışına ilişkin işlemler her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisna olduğundan 1512 sayılı Kanun’un 109. maddesinde belirlenen esaslarla bağlı olunmaksızın
Türkiye Noterler Birliği’nin 06.01.2010 tarih ve 3 sayılı Genelgesi ile ortak cari hesap kapsamına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır (Anayasa Mahkemesinin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararı),
Kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisinin denetiminde Anayasa Mahkemesince de benimsenen bu görüşün, takdir yetkisi kapsamında türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin tesis ettiği düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçüt olarak dikkate alınması mümkündür. Bu çerçevede, kendisine düzenleme yapma yetkisi tanınan idarece, düzenlemenin içeriğini belirleme konusundaki takdir yetkisinin Anayasa ve diğer üst normların çizdiği sınırlar içerisinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek kullanılması gerekmektedir.
Dolayısıyla, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Bu belirlemeler ışığında, öncelikle, dava konusu karar yetki unsuru yönünden incelendiğinde; 1512 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen 166. ve 172. maddeleri uyarınca, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirleme görevinin Türkiye Noterler Birliğine ait olduğu ve Kanun’da özel olarak hangi organ tarafından yerine getirileceği belirtilmeyen bu görevin, Birliğin Yönetim Kurulu tarafından kullanılmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu görülmektedir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; araç satış işlemlerinde %75 ortak hesap prim oranı uygulanmakta iken Türkiye Noterler Birliği 48. Olağan Kongresinde, Van, Ankara, Kayseri, Adana, Eskişehir noter odalarından temsilcilerin bu prim oranının yeniden belirlenmesi istemiyle Divan Başkanlığına yazılı olarak başvurdukları, başvurular üzerine Yönetim Kuruluna bu yönde yetki verildiği ve dava konusu … tarih ve … sayılı Yönetim Kurulu kararıyla, yazılı ve sözlü talepler, günün koşulları, satış işlemlerinde yaşanan rekabetle ilgili yakınmalar dikkate alınarak araç satış işlemlerinde prim oranının %65 olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1512 sayılı Kanun’da, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kuruluna, araç satış işlemlerinde ortak hesaba aktarılacak prim oranını belirleme yetkisi verildiği ve bu belirlemeyi yaparken, Kanun’da ve sair mevzuatta anılan idareyi sınırlayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla idarenin oranda değişiklik yapmak konusunda takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
Takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı hususuna gelindiğinde; yukarıda aktarıldığı üzere davalı idare tarafından prim oranı düşürülürken, halihazırda faaliyette bulunan noter odalarından gelen görüşlerin değerlendirildiği ve rekabetin engellenmesi için ilk olarak 2010’da getirilen bu uygulamanın, rekabete yol açtığı kanaatine varıldığı ve bu olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi için dava konusu kararın alındığı görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarece, takdir yetkisi kullanılırken keyfi davranılmadığı ve üyesi olan noterlerin talepleri değerlendirilerek bir karar verildiği görüldüğünden, araç satış işlemleriyle ilgili prim oranlarının, %75’ten, %65’e düşürülmesine ilişkin dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı tarafından yapılan …-TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan …-TL’sinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.