Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1362 E. , 2022/4644 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1362
Karar No : 2022/4644
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1-… San. Dış Tic. Ltd. Şti.
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına düzenlenlenen … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine karşı açılan dava sonucunda … Vergi Mahkemesi’nin … Esas, … sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle redine karar verildiği anlaşıldığından, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrinin 2011 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamenin tebliğ alındısının sunulamadığı, bu nedenle davacıya usule uygun olarak teblig edildiği ve kesinleştiği ortaya konulamayan cezanın tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ödeme emrinin 2011 yılı için kesilen diğer özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamenin ilanen tebliğ edildiği, ihbarnamenin tebliği aşamasında davacının adresinde bulunamadığına dair tespitin, 213 sayılı Kanunun 102. maddesinde sayılanlardan biri tarafından imzalanmak suretiyle yapılması gerekirken, sunulan tebliğ alındısında yer alan tespitlerin sadece dağıtıcı imzasıyla tutanak altına alındığı, adreste bulunamadığına ilişkin 102. madde belirtilen kişiler nezdinde tutulmadığı, bu haliyle tebliğin usulüne uygun yapılmadığı ve ilanen tebliğe gidilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı dolayısıyla amme alacağının usulüne uygun bir şekilde kesinleştiği ve tahsil edilebilir safhaya geldiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkeme kararı ve istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu, tebligatların usulsüz olduğu ve zamanaşımı süresinin dolmasından sonra tebligat yapıldığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : İdare tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddenin devamında bentler halinde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği ifade edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı belirtilmiş; 12. maddesinde, “Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.” kuralına; “Hükmi şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13. maddesinde, “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır.” kuralına yer verilmiş
Dosyanın incelenmesinden; … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E…., K…. sayılı kararının, tüzel kişinin temsilcisi tebliğ anında adreste bulunmadığından, 16/05/2018 tarihinde daimi işçisi …’a tebliğ edildiği, dosya içerisindeki tebligat parçaları incelendiğinde de, biri hariç tüm tebligatların tüzel kişinin temsilcisi tebliğ anında adreste bulunmadığından bahisle daimi işçisi …’a tebliğ edildiği görülmüştür.
Her ne kadar davacının 14/01/2019 havale tarihli temyiz dilekçesi ile tebligatların usulsüz olduğundan bahisle, … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E…., K…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması talep edilmekte ise de, mahkeme kararının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır.
İstinaf yoluna başvurmayan davacı açısından Vergi Mahkemesi kararı kesinleştiğinden, temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.