YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42429
KARAR NO : 2014/37496
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2014
NUMARASI : 2014/274-2014/315
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili şirket adına kayıtlı 34 …… plaka sayılı aracın 16/11/2011 tarihinde bırakıldığı otoparktan dava dışı üçüncü kişi tarafından kaçırıldığını, meydana gelen trafik kazasında sürücünün vefat ettiğini, aracın kullanılamaz hale geldiğini, sigorta şirketi tarafından hasarın emniyeti suistimal sonucu gerçekleştiği gerekçesiyle hasar bedelinin ödenmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin 31/01/2012 tarihinde davalı avukata vekalet verdiğini, 24/02/2012 tarihinde İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesinde hasar bedelinin tazmini için dava açıldığını, davalı duruşmaya girmediğinden müracaata bırakıldığını, 3 aylık süreden sonra da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalının görevini yerine getirmediğini ileri sürerek hasar bedeli olarak 34.033,00 TL sının,açılmamış sayılmasına karar verilen dava için yapılan harç, masraf ve davalıya ödenen vekalet ücreti olarak toplam 5.000,00 TL nin ve karşı taraf vekiline ödenen 1.320,00 TL nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalıya tebligat çıkartılmamıştır.
Mahkemece, 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesi ile vekalet sözleşmelerinin de tüketici işlemi olarak tanımlandığı, 6502 sayılı Yasa’nın 73. maddesi gereğince davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Eldeki davada, davacı şirket vekili olan davalıdan dava dışı üçüncü kişiye karşı açılan davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla uğradığı zararının tazminini istemiştir. Davacı, ticari şirket olup,6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların da 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı şirket, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Eldeki davada Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bulunmadığından mahkemenin işin esasına girerek hasıl olacak sonuca uygun karar vermesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönü gözardı ederek işin esasına girerek sonucuna uygun bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.