Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5407 E. , 2022/3768 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5407
Karar No : 2022/3768
DAVACI : … Federasyonu
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_KONUSU : 16/08/2022 tarihli ve 31925 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, usul yönünden, federasyonların dava açma ehliyetlerinin bulunduğu; esas yönünden ise, dava konusu düzenlemenin sadece ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satım ticareti yapan kişileri ilgilendirdiği, alım-satım ticareti ile uğraşmayan kayıt dışı çalışanlara herhangi bir sınırlama getirmediği, bu hususun eşitlik ilkesine aykırı olduğu, mülkiyet hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin ancak kanunla yapılması gerektiği, dolayısıyla Yönetmelik ile getirilen sınırlamanın hukuka aykırı olduğu, düzenleme ile kayıt dışı araç ticaretinin daha çok artacağı, sözleşme hürriyetine ve Devletin temel görevlerinden olan çalışma hakkını koruma ve çalışma barışını sağlama yükümlülüğüne aykırı düzenleme yapıldığı, sıfır araç satışı yapan distribütör ve bayilerin, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden gerçek ve tüzel kişilere sıfır araç satışı yapmadığı, dolayısıyla idarenin düzenleme ile amaçlanan sosyal faydayı sağlamasının mümkün olmadığı, kayıt dışı çalışanların sıfır araçları alıp yüksek fiyatla piyasaya sunduğu, bu nedenle fiyat artışının engellenmesinin imkansız olduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Somut uyuşmazlıkta, davacı Federasyonun tüzüğünde yer alan, ” federasyon bağlı üyelerinin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak mesleki, ticari, hukuki, mali, sosyal, teknik, teknolojik, sektörel alanlardaki sorunlarının çözümlerinde yardımcı olmak ve bilgi, tecrübe ve donanımlarının geliştirilmesi ile kullanılmamış ve kullanılmış motorlu araçların alım satımına ilişkin mesleğin ve sektörünün tanınmasını, gelişmesini ve bu mesleği icra edenlerin ve bu sektörde ticari faaliyetlerde bulunanların mesleki, ticari, hukuki, mali, sosyal, teknik, teknolojik, sektörel, işyeri, işyeri donanımları ve işyerlerinin kurumsal yapılarına ilişkin bilinçlendirmelerini, bu mesleğin ve sektörün gelişmesini ve bu mesleğe ve sektöre yönelik imkanların geliştirilmesini sağlamak” amacı göz önüne alındığında, otomobil ve arazi taşıtlarının pazarlanmasını ve satışını ilk tescil tarihinden itibaren altı ay ve altı bin kilometre geçmedikçe 01/07/2023 tarihinden önce doğrudan veya dolaylı olarak yapılamayacağına ilişkin dava konusu düzenlemenin Federasyona üye dernekler ile dernek üyeleri olan ikinci el kara taşıtı ticaretiyle iştigal edenlerin menfaatlerini etkilediği kuşkusuz olduğundan, davacı Federasyonun 16/08/2022 tarihli ve 31925 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe karşı dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın esasına geçilerek davacının yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören kanun koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 96. maddesinde, federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulacağı, her federasyonun bir tüzüğünün bulunacağı; 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 2. maddesinde ise, üst kuruluşun, derneklerin oluşturduğu tüzel kişiliği bulunan federasyonları ve federasyonların oluşturduğu konfederasyonları ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
Yasal çerçevesi sendika konfederasyonlarına benzeyen bir üst kuruluş olan dernek federasyonlarının, üyesi olan derneklerin ayrı ayrı dava açabilecekleri düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı Federasyon tarafından, motorlu araç alım satımı ticareti gerçekleştiren satıcıların ticari faaliyetlerine ilişkin sorunlarını çözüme kavuşturmak ve kamu yararı amacıyla araç alım satım mesleğinin itibarını gözeterek kurulan bir sivil toplum kuruluşu olduğu ve üyelerinin menfaatinin ihlal edildiği ileri sürülerek 16/08/2022 tarihli ve 31925 sayılı İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bakılan uyuşmazlıkta en az beş derneğin bir araya gelerek oluşturduğu davacı Federasyonun, kendi tüzel kişiliğine yönelmeyen dava konusu Yönetmelik değişikliğinin iptalini istemekte doğrudan bir menfaati bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacı Federasyonun dava açma ehliyeti bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2- Ayrıntısı aşagıda gösterilen … TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının ise istemi halinde davacıya iadesine,
4- Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.