Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2928 E. , 2022/4088 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2928
Karar No : 2022/4088
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Bingöl İl Jandarma Komutanlığı emrinde uzman erbaş olarak görev yapmakta iken, 03/05/2019 tarihinde sözleşmesi feshedilen davacı … vekili Av. … tarafından, 2019 sicil yılı döneminde 1. ve 2. sicil amirlerince verilen sicil notlarının ve sicil belgelerinde yazılan olumsuz kanaatlerin iptali istemiyle … Komutanlığına karşı açılan davada; Ankara 14. İdare Mahkemesince; dava açma tarihi itibarıyla davacının sözleşmesi feshedilerek ilişiği kesilmiş ise de uyuşmazlığın, davacının kamu görevlisi olduğu dönemdeki 1. ve 2. sicil amirlerince hakkında verilen sicil notuna ve sicil belgelerinde yazılan olumsuz kanaatlere, dolayısıyla özlük haklarına ilişkin olduğu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33/3. maddesi kapsamında bulunduğu dikkate alındığında, anılan maddede yer alan “ilgilinin görevli bulunduğu yer” ibaresinden görevine son verilmeden önceki “son görev yapılan yerin” anlaşılması gerektiği sonucuna varılmakta olup, bu itibarla uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanunun 33/3. maddesi uyarınca davacının son görev yaptığı yer olan Bingöl ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı bulunduğu Erzurum İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen 31/03/2022 günlü, E:2020/2160, K:2022/721 sayılı karar ile Erzurum 2. İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın sicil notuna ilişkin olmasına rağmen dava açma tarihi itibarıyla davacının kamu görevinden ayrılmış olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33/3. maddesinin olayda göz önünde bulundurulamayacağı, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32/1. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı uyarınca dava konusu işlemi tesis eden Jandarma Genel Komutanlığının bulunduğu yer olan Ankara ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesi yetkili olduğu yolunda verilen 16/06/2022 günlü, E:2022/788, K:2022/1096 sayılı karar sonucunda anılan Mahkemeler arasında ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32/1. maddesinde; “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 33. maddesinin 2. fıkrasında; “Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiş, 3. fıkrasında ise; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.
Buna göre, uyuşmazlığın, özlük ve parasal haklara ilişkin olmasına rağmen dava açma tarihi itibarıyla, davacının kamu görevinden ayrılmış olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33/3. Maddesinin davada uygulanamayacağı hususu dikkate alındığında, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32/1. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı uyarınca dava konusu işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer olan Bingöl ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Erzurum İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dava dosyasının, davanın görüm ve çözümünde yetkili olduğu belirlenen Erzurum 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 14. İdare Mahkemesi ile taraflara bildirilmesine, 13/09/2022 tarihinde esasta oybirliği, gerekçe yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi” olarak kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; dava açma tarihi itibarıyla davacının sözleşmesi feshedilerek kamu görevi ile ilişiği kesilmiş ise de uyuşmazlığın, davacının kamu görevlisi olduğu dönemdeki 1. ve 2. sicil amirlerince hakkında verilen sicil notuna ve sicil belgelerinde yazılan olumsuz kanaatlere ilişkin olduğu ve bu bağlamda özlük haklarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33/3. maddesinde yer alan “ilgilinin görevli bulunduğu yer” ibaresinden “son görev yapılan yerin” anlaşılması gerektiğinden anılan madde kapsamında uyuşmazlığın görüm ve çözümünde davacının son görev yeri olan Bingöl ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Erzurum İdare Mahkemesinin yetkili olduğu oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.