Danıştay Kararı 3. Daire 2020/2770 E. 2022/3136 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/2770 E.  ,  2022/3136 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2770
Karar No : 2022/3136

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Tekstil ve Ev Tekstili İthalat İhracat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin, 2013 yılının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve fer’ilerine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Söz konusu şirketin sigortalı çalışanı olarak gözüken davacının gerçekte şirketin gizli ortağı ve yöneticisi konumunda olduğu, şirketin tüm iş ve işlemlerinin davacı marifetiyle yönetildiğinden bahisle şirket adına tahakkuk eden vergi borçlarının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiğinin anlaşıldığı olayda aksi hukuken ispat edilene kadar geçerli olan ve aleniyeti sağlama fonksiyonu da bulunan ticaret sicil kayıtlarına göre şirket ortağı ve müdürünün, dava dışı üçüncü kişiler olduğu ve bu hususa yönelik muvazaa iddiasının adli yargı yerlerinde açılacak davayla ortaya konulabileceği, şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan beyan ve ifadelere dayanılarak davacının şirketin temsilcisi olduğu sonucuna varılamayacağı da dikkate alındığında, müteselsil sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emrinin dava konusu edilen kısmı iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla şirketin muvazaalı ortaklık ve yöneticilik yapısının ortaya konulduğu, şirketin paravan olarak davacı tarafından kurulduğu, mükellefiyeti terk tarihinden sonra da şirkete ait faturaların piyasaya sürüldüğü, olayda ödeme emrine itiraz sebeplerinin bulunmadığı, şirketin gizli ortağı ve yöneticisi olduğu saptanan davacının şirkete ait vergi borçlarından sorumlu tutularak adına takibat yapılmasında hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.