Danıştay Kararı 9. Daire 2022/1575 E. 2022/3855 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/1575 E.  ,  2022/3855 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1575
Karar No : 2022/3855

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım mal ve hizmet alışlarını sahte faturalar ile belgelendirdiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re’sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezalı; 2018 yılı gelir vergisi, 2018 yılının tüm dönemlerine ait geçici vergi, 2018/Ocak,Şubat,Nisan-Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, katma değer vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında ve söz konusu vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kısım yönünden davanın reddine, dava konusu geçici vergi asılları yönünden ise; her ne kadar uyuşmazlık konusu cezalı tarhiyatı içeren vergi/ceza ihbarnamelerinde, geçici vergi aslının aranmayacağı ve gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtilmekte ise de ihbarnamenin vergi aslına ilişkin kısmında, vergi aslının fark olarak tarh edilen miktar sütununa yazıldığı dikkate alındığında, bu anlamda, geçici vergi aslını ihtiva edip etmediği hususunda tereddüt yaratabilecek nitelikte görüldüğü, bu haliyle vergi aslını içermediğinin açıkça kabulü mümkün bulunmadığından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi uyarınca mahsup dönemi geçen, diğer bir ifadeyle mahsup imkanı kalmayan geçici vergi asılları için tarhiyat yapılamayacağından, geçici vergi asıllarında hukuka uyarlık bulunmadığı, geçici vergi asılları üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının incelenmesinden ise; geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi niteliği taşıması ve yıllık verginin matrahına bağlı olması nedenleriyle geçici vergi üzerinden kesilen ve bir katı aşan vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği, Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden yapılan incelemede ise; olayda; sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımı ile harcamaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmesi, 213 sayılı Yasa’nın 353. maddesinin 1. fıkrasında özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediği gibi kesilen ceza, maddenin öngörülüş amacına uygun düşmediğinden ve cezayı gerektiren fiilin tüm unsurlarıyla, maddede öngörülen tipiklikte gerçekleştiği ortaya konulmadan, kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın bu kısımlar yönünden kabulüne, geçici vergi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ve Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesine göre kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Belge düzenlenmesi veya alınmasını gerektiren bir işlemde harcamaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmesinin, özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediği yolundaki Vergi Mahkemesi yargısının aksine sahte fatura içeriği emtiayı başka mükelleflerden temin ettiği anlaşılan davacının bu alışları nedeniyle fatura alınmadığının sabit olması halinde alıcı ile satıcının birlikte tespiti zorunlu olmaksızın belge verilmediği veya alınmadığı şeklinde oluşan eylem hakkında özel usulsüzlük cezası kesilebileceğinin kabulü gerektiği, yapılan cezalı tarhiyatın usule ve yasalara uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.