Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/5712 E. 2014/6230 K. 25.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5712
KARAR NO : 2014/6230
KARAR TARİHİ : 25.02.2014

Tebliğname No : 6 – 2013/104552
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2013
NUMARASI : 2012/895 (E) ve 2013/68 (K)
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 
Ancak;
1-30/07/2005 tarihli fezleke içeriğine göre; sanık M.. Ş.. ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği için temyize gelmeyen sanık M.. T..’in hakkında; yargılamaya konu somut olayda, müştekisi Y.. H..’ya ait …… gerçek plaka sayılı, ……………. sahte plaka sayılı Toyota marka araç ile müştekisi tespit edilemeyen ….. gerçek plaka sayılı, ……. plaka sayılı Hyundai marka minibüsten oluşan iki adet araç ele geçirildiğinin tespit edildiği, ikinci araç ile ilgili herhangi bir dava açılıp açılmadığının bilinmediği, sanık müdafiinin ise 20/03/2013 tarihli temyiz dilekçesinde, sanık hakkında Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2007 gün ve 2006/881 Esas, 2007/623 karar sayılı hükmü ile aynı fiil nedeniyle beraat kararı verildiğini belirterek, buna ilişkin mahkeme kararını dilekçe ekine eklediği, ancak söz konusu mahkeme kararı içeriğinden, beraat kararının hangi araca ilişkin olduğu anlaşılaması karşısında; söz konusu Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nden dava dosyası getirtilerek, sanık hakkında müşteki Y.. H..’ya karşı yönelik eylemleri nedeniyle aynı araç hakkında mükerrer dava bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
2-Mahkemenin 05/07/2006 tarihli ilk kararında sonuç cezanın 6 ay hapis cezası, 23/01/2006 tarihli kararında ise sonuç cezanın 5 ay hapis cezası olması karşısında, CMUK’nun 326/son maddesine yanlış anlam yüklenerek hapis cezasının yanı sıra para cezasına da hükmolunması gerektiğinin düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. Ş.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.