YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18511
KARAR NO : 2014/20749
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
Tebliğname No : 6 – 2011/320267
MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/06/2011
NUMARASI : 2010/190 (E) ve 2011/588 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, cezanın temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır.
TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hakim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır.
TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; müştekinin sorumlusu bulunduğu inşaat alanı önünde açığa bırakılmış, kullanılan demirlerden arta kalan, atıl haldeki 10 TL değerinde 15-20 kg demir çalan sanık hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesi’nin 3.10.2005 tarih 2005/278-294 Esas-Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesi uyarınca verilen 1000 TL adli para cezasına ilişkin ilamın karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olup bu ilam yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak aynı kararda sanık hakkında hükmedilen 1 yıl hapis cezası ile mahkumiyet hükmünün 21.11.2007 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında 1 yıl hapis cezası ile mahkumiyet hükmünün TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas bulunduğunun ve bu ilam yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık S.. S..’nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, şartlı tahliye süresi bakımından Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesi’nin 3.10.2005 tarih 2005/278-294 Esas-Karar sayılı kararı ilamındaki 1000 TL adli para cezası dikkate alınarak sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 10.06.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.