Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2480 E. , 2022/3235 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2480
Karar No : 2022/3235
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Coffee Tea Gıda Metal İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Eski Unvanı: … Coffee Tea Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… , T:… sayılı temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddi yolundaki kararının, dilekçede yazılı nedenlerle bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca Tetkik Hâkimi … ‘ın açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 18/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 46. maddesinin 1. bendinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde karar veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, söz konusu kararın ise tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebileceği; 18/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 7. bendinde de, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, maddenin 2. ve 6. fıkralarında sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştay’ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesince verilen temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddi yolundaki kararın, davalı idarenin (…) numaralı UETS adresine gönderilerek 04/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idarece sözü edilen karara karşı yedi günlük temyiz süresi geçirildikten sonra, bölge idare mahkemesi kayıtlarına 16/05/2022 tarihinde alınan dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulduğu görülmektedir.
Bu itibarla, mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın temyiz edilmesi üzerine verilen Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararına yönelik temyiz başvurusunun süre aşımı yönünden reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinde, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılan ve aynı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan (mülga) 54. maddesinin 3622 sayılı Kanun’la değiştirilen 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca, maddede yazılı sebeplerle kararın düzeltilmesinin istenilebileceği, 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde karar veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği; bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 55. maddesinin 5. fıkrasında; 53,54 ve 55. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın yenilenmesinde ve kararın düzeltilmesinde bu Kanun’un diğer hükümlerinin uygulanacağı, 60. maddesinin de, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı hükme bağlanmıştır.
7201 sayılı Kanun’un “Elektronik Tebligat” başlıklı 7/A maddesinde, kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlara ve adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime elektronik yolla tebliğ yapılmasının zorunlu olduğu, bu tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, uygulamaya ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmış; bu hükme dayanılarak çıkarılan ve 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 5. fıkrasında ise, elektronik yolla tebligatın, idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılacağı, temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir tebligat adresinin bulunmasının bu kuralın uygulanmasına engel olmayacağı düzenlenmiştir.
Kamu idarelerinin yargı mercileri nezdinde vekille temsil edildiği hallerde elektronik tebligatın ilgili idarenin elektronik adresine yapılması yasal olarak zorunlu bulunmakla birlikte tebliğ edilen evrakta vekilin ad ve soyadının belirtilmesi gerekmekte olup, bu yönde bir belirleme bulunmadığı takdirde yapılan tebliğ usule uygun olmayacaktır. Zira, Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi hükmü, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını düzenlediğinden, tebligatta vekilin muhatap alınması zorunludur. Kanun ve yönetmelikte vekilin adresinin idarenin UETS adresi olarak gösterilmesi, tebligat evrakının vekil yerine asıl adına düzenlenmesine izin veren bir hal olarak değerlendirilemez. Temyize konu karara esas alınan tebliğ evrakında da vekilin ad ve soyadına hiçbir şekilde yer verilmemiş, sanki dava vekil tarafından değil de asıl tarafından takip ediliyor gibi salt idare muhatap tutularak tebligat gerçekleştirilmiştir. Tebligat adresinde sorun bulunmamakta ise de, tebligatın usule uygun olması için ilgili adrese ulaşma yeterli bulunmamakta ayrıca ilgili adreste tebliğin yapıldığı muhatabın da tebliğ evrakında doğru şeklide gösterilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu haliyle vekille takip edilen davada vekile ait hiçbir unsura yer verilmeden sadece davalı idare muhatap alınarak asıl davalıya yapılan tebligat usule uygun bulunmamakta ve vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını zorunlu kılan yasal düzenlemeye aykırılık teşkil etmektedir.
Açıklanan nedenle, vekille temsil edilen davalı idareye ait UETS adresine usule aykırı olarak yapılan elektronik tebligatın esas alınması suretiyle verilen süre aşımı kararının esasının incelenmesi gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.