Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5695 E. , 2022/4645 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5695
Karar No : 2022/4645
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …
VEKİLİ : Av. ..
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem :Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …,… ve şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … no.lu ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararda; davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … no’lu ödeme emirleri ile tahsil olunmak istenilen amme alacaklarının davacının kanuni temsilciliğinin ve ortaklığının devam etmiş olduğu dönemlere ilişkin olması ve asıl borçlu olan şirketten tahsil imkanı bulunmaması nedeniyle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … no.lu ana takip dosya numaralı ödeme emrinin incelenmesinden davacının hissesi oranında düzenlenmediği anlaşıldığından hukuka uyarlık bulunmadığı, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … no.lu ödeme emri içeriği borçların tahakkuklarının 18/04/2017 tarihli düzeltme fişleri ile terkin edilmiş olduğu, bu ödeme emrinde yer alan 1.793.581,62 TL’lik borcun tahsili için davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinin de iptal edildiği belirtildiğinden, bu nedenle davanın bu kısmının konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararında yargılama giderlerini davanın kabul ve ret oranına göre paylaştırmamasının yasaya aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesinin de bu konudaki talepleri karşılamadığı, 9 nolu ödeme emrindeki vergi borçlarının 2009 ve 2010 yılına ilişkin olduğu ve zamanaşımına uğradığı, şirket hakkındaki takip kesinleşmeden kanuni temsilciye ödeme emri gönderildiği, davacının borçlardan hissesi oranında sorumlu olduğu, borçların %100 ünün davacıdan talep edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, şirket malvarlığı araştırılmasının usule uygun olarak yapılmadığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacının ortağı olduğu şirket hakkında usulüne uygun olarak tahakkuk eden amme alacağının şirketten tahsil edilmemesi üzerine davacıdan tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :… nolu ödeme emri içeriği 2009 ve 2010 dönemine ait, vade tarihleri 2010 yılı olan borçlara ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenene ödeme emirlerinin 03/06/2010 ve 07/02/2011 tarihlerinde şirketin kanuni temsilcine tebliğ edildiği, 19/11/2013 tarihinde tüm şirket borçlarına ilişkin mal beyanında bulunulmuş olduğundan tahsil zamanaşımının kesildiği, bu nedenle davacı adına düzenlenerek 2017 yılında tebliğ edilen ödeme emri içeriği borçların tarh ve tebliğ zamanaşımına uğramadığı, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde davacının borcun tamamından sorumlu tutulmasında ve malvarlığı araştırmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.