YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4940
KARAR NO : 2014/30408
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
Tebliğname No : 6 – 2013/157050
MAHKEMESİ : Yerköy Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/03/2013
NUMARASI : 2013/9 (E) ve 2013/153 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan ve sanık Y.. Y.. hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen ”suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden sanık G.. Y.. hakkında hırsızlık suçundan zamanaşımı süresi dolmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi karşısında sanık Y.. Y.. hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 50/1-d. Maddesinde yer alan ”mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya çevrilebilir” şeklinde düzenlenmeye göre cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden tayin edilen cezaların 1 katını aşacak süreyle seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilmesi,
2- Sanık Yahya hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde sonuç ceza olarak belirlenen 4 ay 26 gün hapis cezası TCK’nın 50/1-d. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken 1 katının hesaplanmasında hata yapılarak 8 ay 52 gün yerine yazılı şekilde 8 ay 96 gün süre ile kahvehane, internet kafe, pavyon ve içkili lokanta tarzı yerlere girişinin ve çalışmasının yasaklanması suretiyle seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilmesi,
3- Mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c. maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Y.. Y.. ve G.. Y.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık Y.. Y.. hakkında hırsızlık suçundan tayin edilen seçenek yaptırım süresinin 4 ay 26 gün, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunda tayin edilen seçenek yaptırım süresinin 6 ay 20 gün, sanık Gökay hakkında hırsızlık suçundan tayin edilen seçenek yaptırım süresinin 3 ay 20 gün olarak düzeltilmesi ve hükümden müdafii ücretine ilişkin kısım çıkartılarak yerine ”yargılama giderinden müdafi ücreti olarak hesaplanan 230’ar TL olmak üzere toplam 460 TL’nin hazineye yükletilmesi” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık G.. Y.. hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
YCGK’nın 16.04.2013 günlü, 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararı uyarınca iddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık G.. Y.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.