YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10605
KARAR NO : 2014/30427
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
Tebliğname No : 2 – 2012/101496
MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2011
NUMARASI : 2011/198 (E) ve 2011/464 (K)
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Müsaderesine karar verilen suç eşyasının hüküm fıkrasına tornavida olarak yanlış yazılması emanet eşya numarasının belirtilmesi karşısında; mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
2-6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık F.. K.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan ”53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılıp yerlerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi, yine yargılama giderleri ile ilgili bölümde yer alan ”sanıktan alınarak Hazineye gelir kaydına” ibaresinin çıkarılarak, yerine ”6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçuna teşebbüs suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Sanığın olay tarihinde gece vakti açık kimlik bilgileri tespit edilemediğinden haklarındaki soruşturma evrakı ayrılan şahıslar ile birlikte katılana ait işyerinin kepenk asma kilidini sert bir cisimle zorlayarak açtıkları, bu sırada olay yerinden geçmekte olan tanık E..A.. tarafından görülmeleri üzerine işyeri içerisine girmeden kaçtıklarının anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de; Sanık hakkında temel ceza belirlenirken, TCK’nın 35. maddesi ile uygulama sırasında sonuç cezanın ”2 yıl hapis cezası” yerine ”1 yıl 12 ay hapis cezası” olarak eksik belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık F.. K.. müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.