Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/10003 E. 2014/30566 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10003
KARAR NO : 2014/30566
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

Tebliğname No : 6 – 2013/187957
MAHKEMESİ : Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/01/2013
NUMARASI : 2012/245 (E) ve 2013/41 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müdafiisi tarafından ibraz edilen temyiz dilekçesinde, sanığın % 92 zihinsel engelli alduğunun belirtildiği ve dilekçe ekinde sunulan G..Ü.. Ş.. Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nden alınan 23.08.2007 tarih ve 27818 numaralı sağlık kurulu raporunda sanıkta ağır derecede mental retardasyon olduğu, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 92 olduğunun, Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 15.05.2012 tarih, 2011/1840 Esas ve 2012/581 Karar sayılı ilamı ile sanığın hastalığı nedeniyle kısıtlandığının, yine dosyada onaylı sureti bulunan Gaziantep Av. C.. G.. D..Hastanesi’nden alınan 15.01.2009 tarih ve….numaralı sağlık kurulu raporunda sanıkta orta derecede mental retardasyon olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının da % 70 olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın TCK’nın 32. maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Olay yerinin belediyeye ait hafriyat depolama sahası olarak kullanıldığı, kamu hizmet binası olmadığı gibi, olay günü çalınan çit tellerini bağlayan demir çubukların kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya olmadığından eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamında kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen, aynı Yasanın 142/1-a maddesiyle hüküm kurulması,
3-Tanık H..K..’in hazırlık aşamasında alınan 30.04.2012 tarihli ifadesine göre, olay günü hafriyat depolama sahası etrafında bulunan çit tellerini bağlayan demir çubukları söken sanığın tanık tarafından görülmesi üzerine söktüğü bir kısım demirleri de bırakarak kaçtığı, tanık tarafından kovalamaca sonucu yakalanan sanığa çaldığı demirleri ne yaptığı sorulduğunda, 33 adedini sahanın biraz ilerisinde bulunan kayalıkların arasına sakladığını söyleyerek, demir çubukları sakladığı yerden çıkardığı, tanık Z.. A..’ün beyanına göre de, olay günü 160 adet demir çubuğun yerinden söküldüğü, 33 adedinin teslim edildiği, 127 adedinin ise bulunamadığı, böylelikle sanığın yer göstermesi sonucu bulunan 33 adet demir çubuk yönünden iadenin kısmi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4 maddesi gereğince katılan Kurumun kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık O.. K.. müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.11.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.