Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/17844 E. 2014/18981 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17844
KARAR NO : 2014/18981
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

Tebliğname No : 6 – 2011/333220
MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2010
NUMARASI : 2009/72 (E) ve 2010/109 (K)
SUÇ : Hırsızlık, yaralama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın, ifadesinin alındığı esnada beyan ettiği adrese 27.12.2010 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın hükmü öğrenmekle 31.5.2011 tarihinde temyiz ettiği, mahkemece, 6.6.2011 tarihli Ek kararla temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, sanığın 13.6.2011 tarihli ek kararı temyiz talebi üzerine mahkemenin kararını gözden geçirerek sanığa tebliğ edilen gerekçeli kararda temyiz yasa yol ve süresinin açık olmadığı, bu halde sanığın hükmü temyize hakkı olduğu değerlendirilerek, 6.6.2011 tarihli ek kararın, 17.6.2011 tarihli 2. Ek kararla kaldırılmasına karar verildiği, ayrıca UYAP kaydında, sanığın tebligat tarihinde Silivri 5 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğunun ve yapılan tebligatın usulsüz de olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 31.5.2011 tarihli temyiz talebini içerir dilekçesinin süresinde ve geçerli olduğuna karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, olay günü gündüz saatlerinde, müştekinin cadde üzerinde yürümekteyken, iki kişinin müştekinin önünde birden kavga etmeye başladıkları, arkadan yaklaşan bir şahsın müştekinin pantolon cebinden 480 TL parasını alarak şahısların kaçmaya çalıştıkları, bu sırada olayı fark eden müştekinin şahısların arkasından koştuğu, kovalamaca sonunda şahısların müştekiyi yere düşürerek yerde sürükledikleri, müştekinin sağ dirseğinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanma meydana geldiği, olayı gerçekleştiren şahısların olay yerinden kaçtıkları, müştekinin emniyette sanığı teşhis ettiği, diğer şahısla ilgili evrakın ise daimi aramaya alındığı, müştekinin yargılama aşamasında 17.1.2008 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanığın eylemini henüz tamamlayamadan, parasını geri almak amacıyla peşinden gelmekte olan müştekiyi yere düşürüp yerde sürüklemesi şeklinde gerçekleşen eylemin sübutu halinde yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve münakaşasının üst görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. D.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.05.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.