Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3217 E. , 2022/3095 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3217
Karar No : 2022/3095
2TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … İnşaat Taahhüt Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2014 yılında teslim ettiği konutların bir kısmının 150 metrekarenin üzerinde olduğundan bahisle %18 katma değer vergisi oranında vergilendirilmesi gerektiği, bir kısmının ise gerçek satış tutarı üzerinden fatura düzenlenmeyerek kayıt ve beyan dışı bırakıldığı ve tek düzen hesap planına uyulmadığı yolunda saptamaları içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2013 yılından devreden katma değer vergisinin azaltıldığı hususu da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2014 yılı katma değer vergisi beyanları düzeltilerek sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılması ve iade edilmesi gereken katma değer vergisi tutarlarının düzeltilmesi işlemi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353.maddesinin 1.ve 6.bendi ile mükerrer 355.maddesinin 1.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin, önceki yıldan devreden indirilecek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu 2013 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasına ilişkin işleme karşı açılan davada Mahkemelerinin … tarih E:… , K:… sayılı kararıyla, işlemin, … ‘a satışı yapılan daireye ilişkin dresuar bedelinden kaynaklı kısım yönünden davanın reddedildiği, 5 adet dairenin net alanının 150 metrekare üzerinde olduğundan bahisle tesis edilen kısmın ise iptal edildiği, C Blok 3 nolu ve B Blok 3 nolu bağımsız bölümlerin alıcılarının kendilerine satış bedelinden daha düşük tutarlı fatura düzenlendiğini beyan ettikleri ve davacı şirket yetkilisinin de bu beyanları doğrular nitelikteki ifadesinin bulunduğu dikkate alındığında, işlemin bu taşınmazlardan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık görülmediği, 30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile net alanı 150 metrekareye kadar olan konut teslimlerinde katma değer vergisi oranının %1 olarak belirlendiği, 02/11/1985 tarih ve 18916 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 16. maddesinin 41. bendinde “Bağımsız Bölüm Net Alanı” tanımının yapıldığı, bu tanımda balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekanlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekanlar ile ortak alanların bağımsız bölüm net alanı içinde değerlendirilmediği, konutların net alanının teknik düzeyde düzenleme yetkisi bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, buna göre net alana dahil edilmemesi gereken balkonlar ve teras düşüldüğünde, dairelerin net alanının 150 metrekareden küçük olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin, bir kısım dairelerin 150 metrekarenin üstünde olduğundan bahisle tesis edilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, dairelerin bir kısmının 150 metrekarenin üzerinde olduğu kabulüyle eksik fatura düzenlendiğinden bahisle 213 sayılı Kanun’nun 353.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası, söz konusu dairelerin 150 metrekarenin altında olduğu anlaşıldığından bu kısmının dayanağının kalmadığı, bir kısım dairelerin ise gerçek satış bedelinden düşük gösterildiği yolundaki tespitler eksik fatura düzenlendiğini ispat için yeterli görüldüğünden özel usulsüzlük cezasının bu kısmının hukuka uygun olduğu, 3 numaralı yevmiye maddesinde 120 ve 320 hesapların karşılıklı kullanılmasının tek düzen hesap planına ilişkin usul ve esaslara aykırı uygulamalar yapıldığını gösterdiği, 2014 yılında davacı şirketin ilişkili kişi konumundaki ortağı ve aynı zamanda yetkilisi olan kişiye arsa karşılığı bir kısım dairelerin verilmesine karşın kurumlar vergisi beyannamesi ekinde Transfer Fiyatlandırması Formu’nu düzenlemediği ve davacı şirket tarafından anılan saptamanın aksini gösterir bilgi ve belge sunulmadığı dikkate alındığında davacı adına Transfer Fiyatlandırması Formu’nun kurumlar vergisi ekinde gönderilmediği anlaşıldığından bu nedenle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka aykırı düşmediği, 2014 yılının Mayıs dönemine ait Form Ba bildiriminde alım yapılan bir firmanın bildirilmediği ve durumun aksini gösterir bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden bu nedenle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin, bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakılmasından kaynaklanan kısmı, 2013 yılından devreden katma değer vergisinin azaltılmasından kaynaklanan kısmın …/…t’a satılan dairenin dresuar bedeline isabet eden kısmı ve 213 sayılı Kanun’un 353.maddesinin 6.bendi ve 1.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kayıt dışı hasılattan kaynaklanan kısmı ile anılan Kanun’un mükerrer 355.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş, dairelerin 150 metrekarenin üzerinde olmasından kaynaklanan kısmı ve 213 sayılı Kanun’un 353.maddesinin 1.bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının bu husustan kaynaklanan kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu işlemin ve kesilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının bir kısım teslimleri için katma değer vergisi oranını yanlış belirleyerek eksik fatura düzenlediği, ilişkili tarafla olan devir ve teslimleri nedeniyle kurumlar vergisi beyannamesi ekinde ilgili formu düzenlemediği, tek düzen muhasebe standartlarına uymadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde ve kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacı temyiz isteminin kısmen kabulü ile Dava Dairesi kararının Form Ba bildiriminin eksik olması sebebi ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Karara bu yönden katılmıyoruz.