YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8835
KARAR NO : 2014/9836
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
Tebliğname No : 13 – 2014/47824
MAHKEMESİ : Pazar(Rize) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/03/2008
NUMARASI : 2006/24 (E) ve 2008/108 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar H.. B.. ve O.. P.. haklarında, mağdur M. E..’na yönelik hırsızlık suçu ile mağdurlar D.T..ve E. K..’na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mağdurlar D. T..ve E.K..’na ait ve sokakta kapıları kilitsiz olarak park halinde bulunan kamyonu düz kontak yapmak suretiyle çalan sanık H.. B..’ın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyduğu gözetilmeden, aynı maddenin (e) bendi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından; mağdur M. E..’na ait inşaat alanında kullanım gereği açıkta duran kabloları çalan sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasa’nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, 53/1-c bendindeki hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
2-Sanık H.. B.. hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanun’un 108/2. maddeleri uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydına göre en ağır cezayı gerektiren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması yerine birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. B.. ve müdafii ile sanık O.. P..’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihlerine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlesinin eklenmesi ve sanık H.. B.. hakkında “TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince, sanık H.. B.. hakkında hükmolunan cezaların, Rize Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2003/40-155 sayılı ilamı uyarınca hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası esas alınmak suretiyle mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık H.. B.. hakkında, Köy Hizmetleri Kurumu’na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen sanık H.. B.. hakkında, Köy Hizmetleri Kurumu’na ait mazotu çaldığına ilişkin olarak, husumetli olduğunu belirttiği tanık R. S..’ın, olayın gelişimine dair görgüye dayalı bilgi ihtiva etmeyen anlatımı dışında hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. B.. ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.