YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5893
KARAR NO : 2014/25600
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
Tebliğname No : 6 – 2013/160596
MAHKEMESİ : Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2012/716 (E) ve 2012/788 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın 22.06.2010 olan kesinleşme tarihinin, 10.08.2010 olarak yanlış gösterilmiş olması mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası kabul edilmiştir.
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulanhükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Yasa’nın 108/4-5-6. maddesi gereğince, mükerrir sanık hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde “sanık hakkında herhangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına” karar verilmesi,
2-TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. S..’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘ “sanık hakkında herhangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına” ve “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
1-YCGK’nın 16.04.2013 günlü, 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararı uyarınca iddianamedeki uygulanması istenen yasa maddelerine göre sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle cezadan 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5275 sayılı Yasa’nın 108/4-5-6. maddesi gereğince, mükerrir sanık hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde “sanık hakkında herhangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına” karar verilmesi,
4-TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. S..’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.