Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/934 E. , 2022/3047 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/934
Karar No:2022/3047
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından “… Köyü, … Sokağı, No: … Geyve/Sakarya” adresinde bulunan akaryakıt tesisi için … tarihli ve … Kurum evrak giriş sayılı istasyonlu bayilik lisansı için yapılan başvurunun, lisansa konu tesise ilişkin olarak anılan kişiye verilen idarî para cezasının ödenmemiş olduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:…sayılı kararda; … sayılı bayilik lisansı sahibi davacı tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda 22/04/2013 tarihinde yapılan denetimde, (4) numaralı yer altı tankından (1) takım numune alındığı, el konulan 560 Kg. (674 Litre) menşei belirsiz petrol ürünü Sakarya İl Özel İdare Müdürlüğü ekiplerine teslim edildiği, istasyonun yeni işyeri açma ve çalıştırma ruhsatında yer almayan ve içerisinde geçersiz ürün bulunan iki adet yer altı tankı bulunduğu, son olarak istasyonun 17/05/2013 tarihinde 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin sekizinci fıkrası hükmü uyarınca da mühürlendiği, TÜBİTAK MAM tarafından … tarihli ve … sayılı analiz raporunda numunenin tekrar elde edilebilirlik değerine göre değerlendirildiğinde kükürt parametresinin aykırı, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu, numunenin standarda uygun olmayan motorin özelliği gösterdiği, araçlarda akaryakıt olarak kullanılabileceğinin belirtildiği, yeraltı tank seviyesinin 27 cm olması, suça konu yer altı tankında geçmiş dönemde akaryakıt bulunması, 4 numaralı tankın vaziyet planında bulunmaması TÜBİTAK MAM tarafından numunenin araçlarda akaryakıt olarak kullanılabileceğinin belirtilmesi üzerine akaryakıt istasyonunun mühürlenmesine ilişkin idarî işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi’nin … E. sayılı dosyası ile iptal davası açtığı, anılan dosyada Mahkeme ulusal markerin geçersiz olması durumunda sadece kaçak akaryakıt olan seyyar kontrol cihazı ile tespit edilen tank ve pompaların mühürlenmesi gerekirken, istasyonun bütünüyle mühürlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile idarî işlemin (mühürleme) iptaline karar verildiği, iptal kararı üzerine davacı tarafından Kurula başvuru yaparak lisansının geri verilmesini talep ettiği, başvurusunun reddi üzerine … İdare Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyasında işlemin iptali istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, karar üzerine lisans verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun bu defa bayilik lisansı başvurusunun lisansa konu tesiste … ‘ye verilen idarî para cezasının ödenmemiş olduğundan bahisle reddedildiği, 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinde lisans sahibine verilen idarî para cezası ödenmeden lisansa konu tesis için lisans verilmeyeceğinin kurala bağlandığı, davacının lisans verilmesini istediği tesise ilişkin idarî para cezasının ödenmediğinin sabit olduğu, bu nedenle davacının, istasyonlu akaryakıt bayiliği lisansı verilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5607 sayılı Kanun kapsamında haklarında açılmış soruşturma dosyası ya da bir ceza davası olmadığı, idarî para cezasına karşı dava açıldığı ve bu davanın karar düzeltme aşamasında olduğu, mühürleme işleminin kaldırılmasının ardından lisans başvurusunda bulunulduğu, mühürleme nedeniyle lisans verilmediği, lisans talebinin yeni bir talep olmayıp eski lisansın iadesi talebi olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 08/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.