Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3454 E. , 2022/3067 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3454
Karar No:2022/3067
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Enerji ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- … İnşaat Ticaret Ltd. Şti.
2- … İnşaat Elektrik Nakliye İş Makinaları Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (İş Ortaklığı)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü’nce 26/11/2020 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Narince- Gerger İl Yolu Km:0+000-33+800 ve Gerger -Taraksu İl Yolu (Gerger Çevre Yolu) KM: 0+000-3+500 Arası Kesimde Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Köprü ve Üstyapı İşleri Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine alınan 28/04/2021 tarih ve 2021/UY.I-923 sayılı Kamu İhale Kurulu kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda verilen iptal kararının uygulanmasını teminen alınan komisyon kararına yönelik şikâyet başvurusunun reddi üzerine yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin 28/04/2022 tarih ve 2022/UY.I-565 sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 28/04/2021 tarih ve 2021/UY.I-922 ile 2021/UY.I-923 sayılı Kurul kararlarında müdahil şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının aynı gerekçelerle değerlendirme dışı bırakılmalarına karar verildiği, 2021/UY.I-923 sayılı Kurul kararının dava konusu edilmesi üzerine … İdare Mahkemesi’nce davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce 23/12/2021 tarih ve E:2021/4598, K:2021/5321 sayılı kararla Mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davalı idarece de yargı kararları gereklerine uygun olarak işlem tesis edilerek önceki Kurul kararının kaldırıldığı, nihai olarak ihalenin müdahil şirketlerden oluşan iş ortaklığı üzerinde kaldığı, bu süreçte ve tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacı şirket tarafından, müdahillerin değerlendirme dışı bırakılmalarına ilişkin iki Kurul kararının bulunduğu, ancak bunlardan birinin iptal edildiği, dolayısıyla diğerinin kesinleştiği, iptal kararının kıyasen uygulanamayacağı, emsal yargı kararlarının bulunduğu iddia edilmiş ise de; her iki Kurul kararında da müdahil şirketlerin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin gerekçelerin aynı olduğu, Danıştay tarafından dava konusu olan Kurul kararının iptaline karar verildiği, başka bir ifadeyle Kurul kararında yer alan gerekçelere dayanılarak değerlendirme dışı bırakılamayacaklarının belirtildiği, davalı idare tarafından da buna uygun işlem tesis edildiği; diğer Kurul kararına karşı dava açılmamış ise de, müdahil şirketler hakkında aynı gerekçelere dayalı, farklı hiçbir değerlendirme olmayan Kurul kararından birine dava açılmasının usul ekonomisi gereği makul kabul edilebileceği, genel hukuk mantığı, mevzuat ve hakkaniyet çerçevesinde dava konusu Kurul kararının mevzuata uygun olduğu, kıyasen uygulama yapıldığı şeklinde değerlendirilemeyeceği, emsal yargı kararı olarak ifade edilen kararların bu olayla ilgisinin bulunmadığı; bu durumda, davalı idarece yargı kararının gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, müdahil iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin Kurul kararlarından sadece birisi yönünden verilmiş bir yargı kararının bulunduğu ve bu yargı kararının diğer Kurul kararına ilişkin olarak da kıyas yolu ile uygulanmasının mümkün olmadığı, bu hususta Kurul kararının kendiliğinden düzeltilmesine de mevzuat gereği imkân bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ve davalı idare yanında müdahiller tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 08/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.