YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23042
KARAR NO : 2014/197
KARAR TARİHİ : 08.01.2014
Tebliğname No : KYB – 2013/297849
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.09.2013 gün ve 2013/13796/54216 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.09.2013 gün ve KYB 2013/297849 sayılı ihbarnamesi ile;
Dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından şüpheliler M.. D.., O.. D.. ve A.. C.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/05/2013 tarihli ve 2012/13973 soruşturma, 2013/3790 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2013 tarihli ve 2013/443 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, şikayete konu 06/06/2012 düzenleme tarihli ve 23.000 Türk lirası bedelli bono üzerindeki imzaların şüpheliler O.. D.. ve M.. D..’e ait olmadığı yönünde şüphelilerin herhangi bir iddiasının bulunmadığı, senedin borçluları olan şüpheliler hakkında icra takibi yapılabileceği gibi şüpheli A.. C.. hakkında alacak davası açılabileceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki mahiyette olduğundan bahisle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda, müştekinin, kendisine arsa alması için arkadaşı olan şüpheli A.. C..’e peşinat olarak 23.500 Türk lirası para verdiğini, Ahmet’in de arsa sahibi olan şüpheli O.. D..’e bu parayı verdiğini, arsanın tapusunu, paranın kalan kısmını ödeyince alacağını, ancak daha sonra arsayı almaktan vazgeçtiğini, bu durumu şüpheli Ahmet’e söylediğini ve ödediği parayı geri istediğini, senedin ödeme günü gelince ödeme yapılmadığını, senet ile ilgili olarak icra takibi başlatmasına rağmen parasını tahsil edemediğini, bunun üzerine şüpheli Ahmet’in sahte senet düzenleyerek kendisine verdiğinin iddia edilmesi üzerine, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerden yalnızca A.. C..’in savunmasının alındığı, 06/06/2012 düzenleme tarihli ve 23.000 Türk lirası bedelli bonoda borçlu imzası bulunan şüpheliler O.. D.. ve M.. D..’in savunmalarının alınmadığı, bonodaki borçlu imzaları ile yazıların kendilerine ait olup olmadığı hususunun sorulmadığı, şüpheliler Osman ve M.. D..’in bono üzerindeki imzalarını inkâr etmeleri durumunda, bu şüpheliler ile diğer şüpheli A.. C..’in huzurda alınacak bol miktarda imza ve yazı örnekleriyle, şüphelilerin daha önce başka amaçla atılmış samimi yazı ve imzalarını içeren belge asılları getirtildikten sonra, suça konu 06/06/2012 düzenleme tarihli 23.000 Türk lirası bedelli bono aslındaki yazı, rakam ve borçlu imzalarının şüpheliler O.. D.., M.. D.. ve A.. C..’in eli ürünü olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi raporu alınması, gerektiğinde Kriminal veya Adli Tıp Kurumu Fizik İnceleme İhtisas Dairesinden rapor alınıp sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre kanun bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.05.2013 gün ve 2012/13973 soruşturma, 2013/3790 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2013 gün ve 2013/443 değişik iş sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin 5271 sayılı CMK.nun 173/3. maddesi gözetilerek mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.