Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/9010 E. 2014/29980 K. 28.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9010
KARAR NO : 2014/29980
KARAR TARİHİ : 28.10.2014

Tebliğname No : 6 – 2013/177917
MAHKEMESİ : Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2011/57 (E) ve 2013/130 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İddianamede sanıklar hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından da dava açıldığı ancak mahkemece anılan suçlardan hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında, zamanaşımı süresi içinde anılan suçlardan hüküm kurulması olanaklı görülmüştür.
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde yer alan kriterler gözetilerek takdir hakkının kullanılması suretiyle temel cezanın belirlendiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki 3 numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu kabloların kamu hizmeti ve yararına tahsis edilen eşya olmadığı gibi kamu kurum ve kuruluşunda da bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin (a) bendinin uygulanmasının söz konusu olmayacağı, anılan malzemenin çalındığı yerin niteliğinin tespitine yarar herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, suç yerinin aynı maddenin (b) bendi kapsamında bina veya eklentisi niteliğinde olup olmadığı gerekirse mahallinde keşif yapılarak araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükmü temyiz etmeyen sanık B.. K..’in 08.04.2011 tarihinde aynı yerde M. B.ve B. U.isimli şahıslarla hırsızlık suçu işlediği iddiasıyla Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/96 Esas 2012/154 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan dosyanın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan dosyanın getirtilip incelenmesinden sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık T.. U..’un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı CMUK’un 325. maddesi uyarınca bozmanın hükmü temyiz etmeyen diğer sanık B.. K..’E SİRAYETİNE, 28.10.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.