YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28567
KARAR NO : 2014/31725
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
Tebliğname No : 2 – 2013/124070
MAHKEMESİ : Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/01/2013
NUMARASI : 2012/750 (E) ve 2013/12 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nun 170/1. maddesi uyarınca kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Ceza davası, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması şarttır. Aynı yasanın 170. maddesinin 4. fıkrasına uyarınca; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.
CMK’nun 225. maddesi uyarınca da; hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Hükmün konusu iddianamede açıklanan maddi eylemdir.
İddia makamı soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe olduğuna kanaat getiriyorsa, düzenlediği iddianame ile CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan eylem veya eylemlerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık da; iddianamede anlatılan olaya göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. Mahkeme, iddianamede açıklanan eylem dışına çıkarak, dava konusu yapılmayan bir eylemden dolayı hüküm kuramaz.
Ceza muhakamesi mevzuatımıza göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması açıkça yasaya aykırılık oluşturacaktır. İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir fail veya eylemin yargılanması söz konusu olduğunda ise, mahkemece suç duyurusunda bulunulması gerekmektedir.
Somut olayımızda ise; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ve mahkemece kabul edilen 29.08.2012 tarih ve 2012/6272 sayılı iddianame içeriğine göre, sanığın 18.06.2012 tarihinde abonesiz kaçak su kullandığından bahisle karşılıksız yararlanma suçunu işlediği anlatılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılamaya konu eylemler ise, sanığın evinden 18.11.2011 tarihinde sökülen …. seri numaralı imal yılı 2003 olan sayaç ile aynı mahalden 08.12.2011 tarihinde sökülen …. seri numaralı mühür yılı 2011 olan sayaçtan kaçak elektrik kullanması eylemleridir. Her ne kadar dosyada bulunan tüm deliller kaçak elektrik kullanması eylemleri ile ilgili olsa da; sanığın kaçak elektrik kullanması eylemi ile ilgili açılan bir kamu davası yoktur. Mahkemece, yüklenen suçu oluşturan eylemle ilişkili olmayan iddianamenin CMK’nun 174. maddesi uyarınca iade edilmesi gerekirken bu yapılmamış ve yargılama yapılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bu nedenle iddianamedeki olayın anlatım biçimine göre; sanık hakkında yargılamaya konu eylemler nedeniyle CMK’nun 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, başka iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMK’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. S..’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.11.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.