YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8289
KARAR NO : 2014/11083
KARAR TARİHİ : 25.03.2014
Tebliğname No : 6 – 2013/186939
MAHKEMESİ : Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2006/386 (E) ve 2007/42 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- 20.08.2001 tarihli görgü tespit tutanağı ile 16.10.2001 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre, işyerine girmek için sert bir cisimle zorlanmak suretiyle açılan alüminyum doğrama giriş kapısının ve kilidinin sağlam ve muhkem olduğunun belirtilmesi karşısında; hırsızlık eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kapı kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan muhkem engelleri aşmak suretiyle hırsızlık suçunu düzenleyen 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (pek fahiş) maddelerine ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 53 maddelerine uyan hırsızlık, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 53 maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve şikayet bulunduğundan 151/1, 53 maddesine uyan mala zarar verme suçunu oluşturduğundan ve mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma imkanı değerlendirilip sonucuna göre, 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi gereğince 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime imkan verecek şekilde cezalar belirlenip, 765 sayılı TCK’nın hükümleri gereğince verilip kesinleşen 05.06.2002 tarihli hükümle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2- Olay tarihinde güneşin saat 19.30’da batıp 05.45’te doğduğu ve sanığın işyerine saat 04.00 sırasında girdiğini söylemesi karşısında; işyerinden hırsızlığın gece vakti gerçekleştirildiğinin kabulü gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 143 maddesi gereğince artırım yapılmayarak sonuçta eksik cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü U.. K.. müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.