DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1452 E. , 2022/2454 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1452
Karar No : 2022/2454
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2019/337, K:2021/3442 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı itirazının reddine ilişkin olduğu iddia edilen kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2019/337, K:2021/3442 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütünün üyesi olduğu sübuta ermekle, etkin pişmanlıktan yararlanan davacının 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hakkında belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01/07/2020 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ile “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacının “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet verdiğine, HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarını desteklediğine, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, örgüt içerisinde aktif görevler aldığına, kod adı kullandığına, kendisine hakim-savcı sınav sorularının verildiğine, ByLock kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının etkin pişmanlık kapsamında ceza yargılaması aşamasında verdiği savunmanın değerlendirilmesi sonucunda FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından dava konusu … tarih ve … sayılı kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği;
Dava konusu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden;
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının son paragrafında; 6087 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca, kararın tebliği tarihinden itibaren on gün içerisinde, HSK Genel Kurulu nezdinde yeniden inceleme talebinde bulunulabileceğinin belirtildiği,
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun “Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu” başlıklı 33. maddesinde; HSK Genel Kurulunun ilk defa aldığı kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunulabileceği, yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararların kesin olduğunun kurala bağlandığı,
08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kabul edilen 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin ”Yargı Denetimi” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında ise; ”22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir.” düzenlemesine yer verildiği,
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği, dolayısıyla davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin itirazına yönelik olduğu iddia edilen … tarih ve … sayılı HSK Genel Kurulu kararının davacının meslekten çıkarılması kararına karşı yaptığı itirazın değerlendirilmesine ilişkin olmadığı anlaşıldığından isteminin incelenmesi olanağının bulunmadığı,
Buna göre, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı karara ilişkin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin olduğu iddia edilen HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptal istemi yönünden bu istemin yukarıda yer verilen gerekçe uyarınca incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlem sebebiyle eğitimine uygun bir meslek yapamamasının sivil ölüm oluşturduğu; işlemin ceza hukuku anlamında bir ceza niteliğinde olduğu çünkü işlemle Anayasa’nın garanti altına aldığı pek çok hakkı kullanamadığı; bu sebeple ceza hukukuna ilişkin ilkelerin somut olayda da uygulanması gerektiği; söz konusu örgütle herhangi bir iltisakı yahut münasebeti olmadığı; Yargıtayın 2008 tarihli bir kararına göre söz konusu örgütün yasal olduğu; buna göre bu örgütle ilgili iddia, fiil, faaliyet veya işlemlerin tekrar suçmuş gibi kullanılmasının hukuka uygun olmadığı; 2016 yılından önceki fiillerin, yasal olmaları kaydıyla terör örgütü üyeliği ya da irtibat veya iltisak suçlamasına dayanak yapılamayacağı; aksi uygulamanın hukuk devleti, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, öngörülebilirlik, hukuki güvenlik gibi pek çok ilkeyi ihlal edeceği; Danıştay Savcısının iddialarının hukuk dışı olduğu; bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine aykırı davrandığını gösterir somut bir bulgu olmadığı; irtibat ve iltisakın da somut bir şekilde ispat edilemediği; ispatın yalnızca ByLock programı üzerine kurulduğu; bu programın sadece örgüt üyelerince kullanılmadığı; kararın gerekçesinde dayanılan bu maddi vakıanın gerçek dışı olduğu; irtibat ve iltisak kavramlarının ancak kanunla suç sayılabileceği, aksi durumun suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olacağı; yargı organlarının bu kavramlara yüklediği geniş ve muğlak anlamların temel hakları ihlal ettiği; çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine uygun olarak darbe girişiminin kimlerce organize edildiğinin maddi bir gerçek olarak ortaya çıkarılması gerektiği; örgütle bağının her türlü şüpheden uzak ve somut olarak ispatlanamadığı; ByLock programının sadece örgüt mensuplarınca kullanılmadığı; darbe girişimine müdahil olduğuna dair bir iz bile bulunmadığı; anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün dava konusu işlemin gerekçesi olamayacağı çünkü böyle bir yükümlülüğün herhangi bir karar ya da kanun hükmünde kararnamede belirtilmediği; 2016 yılından önceki fiillerin dava konusu işleme esas alınamayacağı; aksi halin temel insan haklarına aykırı olacağı; sadakat yükümlülüğünü ihlal adı altında yasalarda öngörülmemiş cezalar verildiği; sadakat yükümlülüğünün temel hak ve hürriyetlerden faydalanmaya engel olmadığı; işlemin ölçülü olmadığı; masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 03/11/2021 tarih ve E:2019/337, K:2021/3442 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/07/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.