Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/693 E. , 2022/3710 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/693
Karar No : 2022/3710
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Kombine Tekstil Konfeksiyon San. ve Tic. A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 1997 döneminde … AŞ’den kullanmış olduğu ihracaat taahhütlü kredilerin %23,97 oranında açık kaldığından bahisle 11/06/2007 tarihi itibariyle 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintileri ve buna ilişkin cezai faizin tahakkuku amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı tebliğnamenin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2015 tarih ve E:2015/2371, K:2015/5896 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ara kararı neticesinde dava dosyasına dahil olan Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Dış Ticaret Kontrolörü tarafından tanzim edilen … tarih ve … sayılı inceleme raporunda, davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş görülen ihracatlardan, … tarih ve …, …, …, … sayılı, … tarih ve … ve … sayılı gümrük çıkış beyannamelerinin, davacının bankalar vasıtasıyla kullandığı … ve … referans numaralı performans döviz kredisinin taahhüt hesabının kapatılmasında kullanıldığı ve bu beyannamelerden … ve … sayılı beyannamelerin sahte olduğu tespitlerine yer verildiği, davacı şirketin ihracat taahhüdünü yerine getirmediği, Hazine Kontrolörü raporuyla sabit olduğundan, davacının yerine getirmediği ihracat taahhüdüne ilişkin yararlandığı istisnaların geri alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece 7 adet ihracaat beyannamesinin taahhüt kapsamından çıkarılmasının hukuka uygun olup olmadığının araştırılmadığı, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Ticaret Kontrolörü tarafından tanzim edilen raporda sahte olduğu belirtilen … ve … sayılı gümrük çıkış beyannamelerinin sahteliğinin somut delillerle ortaya konulamadığı, KKDF ve buna bağlı cezai faizin yasal dayanağının kalmadığı, bu nedenle tahsilinin de mümkün olmadığı, tahsil edilmeye çalışılan borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Dış Ticaret Kontrolörü tarafından tanzim edilen … tarih ve … sayılı inceleme raporunda, davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş görülen ihracatlardan; … tarih ve …, …, …, … sayılı, …tarih ve … sayılı, … tarih ve …, …, … sayılı olmak üzere toplam sekiz adet gümrük çıkış beyannamesine (GÇB) ilişkin olarak yapılan yurtiçi ve yurtdışı araştırmalarda, …, … ve … sayılı üç adet GÇB’nin gerçeği yansıtmayıp sahte olduğu, diğer GÇB’lere ilişkin olarak olumlu ya da olumsuz bir tespit yapılamadığından söz konusu beş adet GÇB’ye konu ihracatın gerçek olarak kabul edilmesi gerektiği, öte yandan … tarih ve …, …, …, … sayılı, … tarih ve …, … sayılı gümrük çıkış beyannamelerinin, davacının aracı bankalar vasıtasıyla …’tan kullandığı … ve … referans numaralı performans döviz kredisinin taahhüt hesabının kapatılmasında kullanıldığı, bu beyannamelerden … ve … sayılı beyannamelerin sahte olması nedeniyle bu hususta …’ın İhracat Genel Müdürlüğünce uyarılmasının yerinde olacağı yönünde tespit ve görüşlere yer verildiği, bu rapor doğrultusunda Dış Ticaret Müsteşarlığınca … tarih ve … sayılı yazı ile … A.Ş.’ye davacı şirketin raporda belirtilen gümrük beyannamelerinin, ihracat finansmanında kullanılan kredi taahhütlerinden sayılmaması, sayılmış olması halinde sağlanan istisnaların geri alınması yönünde bilgi verildiği, bu yazıya istinaden … A.Ş. tarafından, davacı şirkete teminat mektubu veren kapatılan … A.Ş.’nin devredildiği … A.Ş.’ye, davacı şirkete verilen teminat mektubunun 1.835,123 DEM tutarındaki kısmına uygulanan istisnaların geri alınmasının talep edildiği, bunun üzerine … A.Ş. tarafından … tarih ve … sayılı yazı ile davalı idareye, davacı şirketin teminat mektubunun % 23,97 oranındaki kısmına tekabül eden KKDF’nin davacı şirketten geri alınmasının talep edildiği, bu talebe istinaden de davalı idarece davacı şirkete … tarih ve … sayılı dava konusu tebliğname ile 1997 yılı dönemine ilişkin 180.394,42 TL KKDF ve 2.980.115,82 TL cezai faiz tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Piyasaların Denetimi ve Dış Ticaretin Düzenlenmesi” başlığını taşıyan 167. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasal hükme istinaden 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ile (mülga) 3183 sayılı Bankalar Kanunu ile verilen yetki çerçevesinde, 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12/05/1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar” ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde “Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu” kurulmuş; 03/07/2001 tarih ve 24451 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4684 sayılı Kanun’un 16. maddesinin (e) bendi ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun, Bakanlar Kurulunun; kredilerin kalkınma planlarının amaçlarına uygun olarak yönlendirilmesi için fon kurmaya, kaldırmaya, kaynağını kredilere tahakkuk ettirilen faizlerden veya sair suretlerle sağlamaya yetkili olduğuna ilişkin 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış; Geçici 3. maddesinin (a) bendinde de, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintilerinin, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağı ve doğrudan bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirileceği, kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu kuralına yer verilmiştir.
88/12944 sayılı Karar’ın “Müeyyide Uygulaması” başlığını taşıyan 8. maddesinde de, “Müeyyide uygulaması ile ilgili olarak, a) Zamanında ve tam olarak yatırılmayan fon kesintileri ile fon kesintisi indirimi uygulanan kredilerde, vergi, resim ve harç istisnası uygulaması paralelinde, ihracatın veya taahhüdün gerçekleşmemesi veya ihracat veya taahhüdün kısmen gerçekleşmesi durumunda indirimli uygulanan fon kesintileri tama iblağ edilir ve tahsili gereken fon kesintileri bankalar, özel finans kurumları veya finansman şirketlerinden, … Fon’a yatırılması gereken, fon kesintisi istisnasının uygulandığı, destekleme priminin ödendiği tarihler ile Fon’a yatırıldığı tarih arasında geçen süre için ve bu sürede yürürlükte bulunan cezai faiz oranları üzerinden hesaplanacak cezai faizi ile birlikte geri alınır. …Cezai faiz oranı, kanuni faiz oranının iki katıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Dış Ticaret Kontrolörü tarafından tanzim edilen … tarih ve … sayılı İnceleme Raporunda; davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş görülen toplam sekiz adet gümrük çıkış beyannamesine (GÇB) konu ihracatlardan, … tarih ve …, …, …, … sayılı, … tarih ve … sayılı beş adet gümrük çıkış beyannamesine ilişkin olarak yapılan araştırmalarda, olumlu veya olumsuz bir tespit yapılamadığından bu ihracatların gerçek olarak kabul edilmesi gerektiği, … tarih ve …, …, … sayılı üç adet gümrük çıkış beyannamesinin ise gerçeği yansıtmadığının ve sahte olduğunun anlaşıldığı belirtilerek; davacı şirketin, …’tan aracı bankalar vasıtasıyla kullandığı …, …, …, …, …, … sayılı gümrük çıkış beyannamelerinin … ve … referans nolu performans döviz kredisinin taahhüt hesabının kapatılmasında kullanıldığı, … ve … sayılı beyannamelerin sahte olduğu tespit edildiğinden, bu hususta …’ın İhracat Genel Müdürlüğünce uyarılmasının yerinde olacağı yönünde görüş bildirildiği, bu rapor doğrultusunda T.C. Merkez Bankası’nın … tarih ve … sayılı yazılarıyla, anılan iki beyannamenin taahhüt kapsamından çıkarılması gerektiğinin …’a bildirildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; …’ın, … İdare Mahkemesinin ara kararına cevaben gönderdiği … tarih ve … sayılı yazısında, davacı şirkete ait yedi adet beyannameden …, …, … sayılı üç adedinin banka tarafından verilen döviz kredisinin ihracat taahhüdünün kapatılmasında kullanılması nedeniyle bu beyannameler lehine yapılan istisnaların kaldırıldığı belirtilmektedir.
Dairemizin 13/04/2017 tarihli ara kararı ile davalı idareden ve … A.Ş.’den, davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş görülen ihracatlara ilişkin beyannamelerin hangilerinin istisna kapsamından çıkarıldığının sorularak bu husustaki çelişkinin sebebinin açıklanması ve ihracaat taahhütlü kredilerin %23,97 oranında açık kaldığı yolundaki tespite esas teşkil eden beyannamelere ilişkin olarak, anılan gerçekleşmeme oranının ne şekilde hesaplandığının sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgeler istenilmesine karar verilmiştir.
Davalı idare, 20/12/2017 tarihinde gönderdiği ara kararı cevabında, idarelerinin salt amme alacağının tahsili safhasına dahil olduğunu, davacı şirket tarafından kullanılan kredilerin ihracat taahhüdünün gerçekleştirilmesi sürecinin dışında olduğunu belirtmiştir.
Bunun üzerine, Dairemizin 28/09/2017 tarihli ara kararı ile Oyak Genel Müdürlüğü’nden, davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş görülen ihracatlara ilişkin beyannamelerin hangilerinin istisna kapsamından çıkarıldığının sorularak bu husustaki çelişkinin sebebinin açıklanması ve ihracaat taahhütlü kredilerin %23,97 oranında açık kaldığı yolundaki tespite esas teşkil eden beyannamelere ilişkin olarak, anılan gerçekleşmeme oranının ne şekilde hesaplandığının sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesine; … A.Ş. Hisselerinin tamamını 2007 yılında devralan … Bank A.Ş. ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan, 1997 yılında … Bank A.Ş.’den kullanılan ihracaat taahhütlü kredilere ilişkin bilgi ve belgelerin devralınıp alınmadığının sorulmasına, varsa yukarıda aktarılan uyuşmazlığa ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verilmiştir.
Oyak Genel Müdürlüğü tarafından, 24/01/2018 tarihinde gönderilen cevabi yazıda, davacı şirkete ait ihracat beyannameleri ve ihracat taahhütlü krediler ile ilgili olarak herhangi bir kaydın bulunmadığı belirtilmiş, aynı yönde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından 12/02/2018 tarihinde gönderilen cevabi yazıda, kurumlarının veri tabanında konuya ilişkin herhangi bir bilgi-belgenin bulunmadığı, ayrıca 07/07/2008 tarihinden itibaren … Bank A.Ş.’nin yeni ticaret unvanının … Bank A.Ş. olarak değiştiği, … Bank A.Ş.’nin … Bank A.Ş.’nin aktif ve pasifleri ile diğer hak ve yükümlülüklerini devraldığı belirtilmiştir.
… Bank A.Ş. tarafından 19/02/2018 tarihinde gönderilen cevabi yazıda, ara kararı ile istenilen bilgi ve belgelerin eski banka dönemine ait olmasından dolayı araştırmanın ara kararında belirtilen sürede sonuçlanamayacağı, araştırma bittiğinde bilgi verileceği belirtilmiştir.
… Bank A.Ş. tarafından ara kararının yerine getirilmemesi üzerine Dairemizin 08/05/2018 tarihli ara kararı ile … Bank A.Ş.’den daha önce istenilen bilgi ve belgeler ikinci kez istenilmiş; davacı şirketten ise, sahte olduğu belirtilen …, …, … sayılı gümrük çıkış beyannamelerine yönelik olarak şirket yetkilileri hakkında herhangi bir yargılama yapılıp yapılmadığı sorulmuş ve olması halinde buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.
Davacı şirket tarafından 18/07/2018 tarihinde gönderilen ara kararı cevabında, şirket yetkilisi … hakkında …, …, …, …, … sayılı gümrük çıkış beyannameleri için 1567 sayılı Türk Parasını Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan açılan davalarda Kanun’da lehe değişikliklerin yapılması nedeniyle beraat kararı verildiği, … ve … sayılı gümrük çıkış beyannameleri için açılan davaların terkin edilerek kapatıldığı, … sayılı gümrük çıkış beyannamesi için ise ihracat tutarının mevzuattaki parasal sınırın altında kalması nedeniyle dava açılmadığı belirtilmiştir.
… Bank A.Ş. tarafından ise ara kararına cevap verilmemiş ve ara kararı ile ikinci kez istenilen bilgi ve belgeler gönderilmemiştir.
Bu durumda, davacı şirket adına KKDF kesintileri ve buna ilişkin cezai faizin tahakkuku amacıyla düzenlenen dava konusu tebliğnamede belirtilen %23,97 oranında hesaplanan müeyyide ile sahte olduğu belirtilen gümrük çıkış beyannamelerinin hangileri olduğu hususunun verilen ara kararlarına rağmen davalı idare ve ilgili kurumlarca ortaya konulamadığı, davacı şirket yetkilisi hakkında açılan ceza davalarının gümrük çıkış beyannamelerinin sahteliği ile ilgili olmayıp, 1567 sayılı Türk Parasını Koruma Kanunu’na muhalefet ile ilgili olduğu, kaldı ki anılan Kanun’da yapılan lehe düzenlemeler neticesinde Ceza Mahkemesince beraat kararı verildiği, inceleme raporunda sahte olduğu belirtilen beyannamelere yönelik olarak ise, dava açılmadığı veya açılan davaların terkin edildiği, davalı idare tarafından davacının iddialarının aksinin de ortaya konulamadığı değerlendirildiğinde; dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/07/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.