YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11910
KARAR NO : 2014/11356
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
Tebliğname No : 6 – 2011/226120
MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/04/2011
NUMARASI : 2010/400 (E) ve 2011/135 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar vermek
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında TCK’nun 58/6-7. maddelerinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/3. maddesi gereği, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık C.. Y..’ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ‘‘ 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri Dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, mala zarar verme suçundan kurulan hüküm fıkrasında da ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak ,diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında TCK’nun 58/6-7. maddelerinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa yüklenen işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun suç tarihi itibariyle 5271 Sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğunun anlaşılması karşısında, taraflara hukuki sonuçları hatırlatılmak suretiyle uzlaşma teklif edilerek sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken bu yola başvurulmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Sanığın sabit olan eyleminin TCK’nın 116/2. maddesine uyduğu halde TCK’nın 116/1. maddesi ile mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık C.. Y..’ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.