Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/8657 E. 2014/11373 K. 26.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8657
KARAR NO : 2014/11373
KARAR TARİHİ : 26.03.2014

Tebliğname No : 2 – 2012/109173
MAHKEMESİ : Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/12/2011
NUMARASI : 2010/200 (E) ve 2011/714 (K)
SUÇ : Hırsızlık, hırsızlığı teşebbüs

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın 16/03/2010 günü müşteki V.. Y..’in aracından işlenen hırsızlık suçuna yönelik savunmasında; park halindeki aracın direksiyon tarafındaki ön camının yarıya kadar açık olmasından faydalanarak görünen telefonları aldığını savunması ve müştekinin de 24/06/2010 tarihli oturumda arabanın kapısını kilitleyip kilitlemediğinden emin olmadığını, yakın mesafeye koşarak gittiğini belirtmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 141/1 maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden TCK’nın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
2- 16/03/2010 günü işlenen suç nedeniyle sanığın duruşmadaki iyi hali gözetilerek TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı halde, 18/03/2010 günü işlenen hırsızlığa teşebbüs suçu nedeniyle kurulan hükümde gerekçe gösterilmeden indirim yapılmaması,
3-Sanık hakkında ceza tayin edilirken, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak aynı kanunun 62. maddesinin, 168/1. maddesinden önce uygulanması,
4- Sanığın 18.03.2010 tarihli hırsızlığa teşebbüs eyleminde, gerçek cep telefonu zannıyla ekonomik değeri düşük maket cep telefonlarını alıp giderken özel güvenlikçiler tarafından yakalandığının anlaşılması karşısında, çalınan malın değerinin az olduğu gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
5- Her iki suçtan tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezaların kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesi ile hak yoksunluğuna karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.. Ş..’in temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.