YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13325
KARAR NO : 2014/35133
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
Tebliğname No : 2 – 2013/115582
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2010/850 (E) ve 2012/902 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilen kararda, 7 günlük temyiz süresinin ne zaman başlayacağı belirtilmeyerek, sürenin başlangıcı konusunda yanıltılmış olduğunun anlaşılması karşısında; yasa yolu açıklamasının T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yönteme uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından; suça sürüklenen çocuğun temyizi süresinde kabul edilip yapılan incelemede;
1- Ceza yargılamasında mahkumiyetin kesin delillere dayanılarak verilmesi gerektiği, suça konu çantanın ele geçmediği, müştekinin suça sürüklenen çocuğu hırsızlık yaparken görmediği, sadece işyerine gelen bayanlardan biri olarak teşhis ettiği ve işyerine gelen şahısların gitmesinden 3-4 saat sonra çantanın çalındığını fark ettiği gözetilerek; müştekiden suça sürüklenen çocuğun işyerine gelip gitmesinden sonra işyerine başka kişi ya da kişilerin gelip gelmediği, gelmiş ise bu kişilerin çantanın asılı olduğu kısma geçip geçmedikleri, çantanın çalınması sırasında işyerinde bulunan işçisinin kim olduğunun sorulması; bu kişinin tanık olarak dinlenerek ve gerekmesi durumunda sanıkla yüzleştirilerek suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun ya da yanında gelen kimliği tespit edilemeyen kişilerin çantanın bulunduğu kısma geçip geçmediklerini görüp görmediği, işyerine başka kişi ya da kişilerin gelip gelmediği, gelmiş ise bu kişilerin çantanın asılı olduğu kısma geçip geçmedikleri sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğini gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince, suçun işlemesindeki özellikler, suça konu çanta ve içindekilerin değerinin değeri, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında kesinleşmiş çok sayıda hırsızlık suçundan mahkumiyetinin bulunması karşısında; hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırın üzerinde tayininde bir isabetsizlik yok ise de, somut olay açıkça irdelenerek anılan maddede yer alan ölçütler ile aynı yasanın 3. maddesindeki “eylemin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi” ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılıp takdir hakkının kullanılması sonucunda bir belirleme yapılması gerekirken, belirtilen ilkeye, adalet ve hakkaniyet ölçülerine aykırı davranılmak suretiyle temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk C… C… (A…’in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.